Gümüşhane’de Karabuğday Yatırımı ve Türkiye’nin Sürdürülebilir Kaynak Arayışı

Türkiye genelinde çölyak hastalarının ve sağlıklı yaşam savunucularının tercihi haline gelen karabuğday, özellikle Gümüşhane’de önemli bir üretim alanına ulaşmıştır. Bu yıl Gümüşhane’de toplam 3.200 dönümlük alanda yapılan ekimin ardından, yaklaşık 200 tonluk bir hasat beklenirken, bölgedeki üreticiler verim düşüklüğünden dolayı biraz endişeli. Kelkit ilçesi Öbektaş beldesinde, toplamda 560 dönüm ekim alanı bulunmakta olup, hasat sonrası kalan yaklaşık 1.800 dönümlük tarlada çalışmalar devam ediyor. Meteorolojik şartlar nedeniyle bu yılki hasadın verimi beklentilerin altında kalmıştır.
Güçlü bir şekilde artan talep doğrultusunda, Türkiye’de karabuğday tüketimi yıllık yaklaşık 20 bin tona ulaşmış olup, bu miktarın %3’ü iç piyasadan karşılanıyor. 2024 yılında bu oranın %4 civarına çıkması planlanırken, ülke genelinde ekim alanlarının genişletilmesi ve üretim kapasitesinin artırılması yönünde çalışmalar hız kazanmıştır. 2018 öncesine kadar, Türkiye’de karabuğday işleme tesisleri bulunmamaktaydı; ancak Kelkit ilçesindeki yeni tesis sayesinde üretim alanlarının büyümesi hızlanmış ve birçok ilde ekimin önü açılmıştır.
Karabuğdayın Sağlık ve Ekonomiye Katkıları
Glüten içermemesiyle öne çıkan karabuğday, çölyak hastaları ve sindirim sistemi rahatsızlığı yaşayanlar için önemli bir alternatif oluşturmaktadır. Aynı zamanda şeker ve kalp-damar hastalıklarına karşı da koruyucu etkileriyle bilinir. Üretici Tayyar Gürsoy, yaptığı açıklamada, “Karabuğday yapısında glüten bulunmamaktadır ve bu yüzden özellikle çölyak hastaları için sağlık açısından büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, obezite ve diyabet gibi hastalıkların önlenmesinde de katkı sağlar,” dedi.

Türkiye, karabuğdayda dışa bağımlı bir ülke konumunda olup, yıllık tüketimi içi yaklaşık 20 bin ton civarındadır. Üretimdeki artış ve yeni tesislerle, 2024 ve 2025 yıllarında iç pazarın bu ihtiyacı karşılaması ve artışın devam etmesi hedefleniyor. Üçüncü yıl ürün değişikliği zorunlu olsa da, iki yıl üst üste ekim yapılabilmekte ve alanlar yeniden ekime uygun hale getirilmektedir. Bu nedenle, ekim alanlarını genişletmek ve üretimi sürdürülebilir kılmak adına devlet desteklerinin artırılması büyük önem arz etmektedir.

Gelişen glütensiz ürün sektöründe karabuğdayın önemi giderek artıyor. Japonya gibi ülkeler, dünyanın en sağlıklı ve uzun ömürlü nüfuslarına sahip olmalarının nedeni olarak, yoğun karabuğday tüketimini gösteriyor. Gürsoy, “Ne kadar yerseniz yiyin, obez olamaz ve hasta olmazsınız. Bu nedenle, karabuğdayın sürdürülebilirliği ve yaygın kullanımı için yetkililerden destek bekliyoruz” şeklinde sözlerini tamamladı.














