Tarihin Derinliklerinden Günümüze Eskişehir’in Mucizevi Ekmeği ve Yiyecek Festivalleri

Eskişehir’in Seyitgazi ilçesindeki Küllüoba Höyüğü’nde gerçekleştirilen kazı çalışmaları, insanlık tarihinin en eski ekmek kalıntılarına ulaşmamızı sağladı. Yaklaşık 5 bin yıl öncesine ait olduğu tahmin edilen bu mayalanmış ve şekillendirilmiş ekmeğin keşfi, ekmeğin temel besin olmadan önceki ilk yapım tekniklerine ışık tutuyor. Arkeologlar tarafından incelenen ve özel tariflerle yeniden üretimi yapılan bu ekmek, bugün Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin üretici marketlerinde 50 liradan satışa sunularak tarih ve lezzetin birleşimini tekrar yaşatıyor.
Kültürel ve Gastronomik Festivallerin Renkli Dünyası
İzmir’in Urla ilçesine bağlı Nohutalan Köyü, bu yıl 5’incisi düzenlenecek Kavun ve Boşnak Böreği Festivali’ne hazırlanıyor. Yöreye özgü taptaze kavunlar ve çıtır çıtır Boşnak börekleriyle dolu festival, ziyaretçilere unutulmaz anlar vaat ediyor. Halka açık etkinlikler arasında yöresel ürün standları, halk oyunları, çocuklar için çeşitli etkinlikler ve canlı müzik performansları yer alacak. Bu festival, köyün zengin kültürel mirasını ve lezzetlerini kutlama fırsatı sunuyor.

Bir başka önemli etkinlik ise Ankara’nın Kahramankazan ilçesinde gerçekleşiyor. Bu yıl ilk defa düzenlenen Uluslararası Kavurma ve Gastronomi Festivali, gastronomi tutkunlarını bir araya getiriyor. Kavurma atölyeleri, yemek yarışmaları, tadım stantları ve halk dansları ile dolu olan bu etkinlik, aynı zamanda Emircan İğrek ve Gripin gibi sevilen sanatçıların konserleriyle renkleniyor. Festival, “Bozkırdan Cumhuriyet’e Kazan Sofrası” temasıyla bölgenin yemek ve kültür zenginliklerini öne çıkarıyor.

Yiyeceklerde Pratik ve Yenilikçi Yaklaşımlar
Evde kalan yemek ve malzemeleri değerlendirmek isteyenler için Gülay Barbaros Altan, atıksız tarifler öneriyor. Özellikle kavanozda kalan domates sosunun son damlalarını değerlendirmek mümkün. Eğer kavanozun iç yüzeyinde sos kalmışsa, onu dökmek yerine birkaç kaşık zeytinyağı, limon suyu, tuz ve istenirse baharatlar ekleyip şok çalkalama yöntemiyle lezzetli bir sos hazırlayabilirsiniz. Ayrıca, çikolatalı sürme kremanın kavanozunu kullanarak sıcak sütle karıştırıp enfes bir çikolatalı süt yapmanız da mümkün.

Ebru Erke ise, tüketim alışkanlıklarındaki kalite ve sağlık bilincine vurgu yapıyor. Düşük sıcaklıklarda içeceklerin gaz ve şeker algısını nasıl etkilediğini anlatıyor. Soğuk içeceklerin içerdikleri karbondioksidin çözünürlüğü arttığından, kabarcıklar daha canlı ve taze bir his uyandırıyor. Bu da içeceğin tat profilinde değişikliklere yol açıyor; şeker baskınlığını azaltıp, asidik ve gazlı tatların ön plana çıkmasını sağlıyor. Sonuç olarak, buz gibi içilen içecekler, oda sıcaklığına göre daha hafif ve ferahlatıcı bir tat sunuyor.







