
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze Şeridi üzerindeki yoğun saldırılar ve bölgenin devam eden abluka altında tutulmasıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Netanyahu, bölgeyi ilhak etmeyeceklerini güçlü bir şekilde vurgulayarak, bu durumu bölgesel istikrar ve barış için bir adım olarak gördüğünü belirtti. Yerel basında çıkan haberlere göre, Netanyahu, Batı Kudüs’teki Başbakanlık Ofisi’nde düzenlenen bir toplantıya katılarak, uluslararası medya ve gazetecilere yönelik açıklamalarda bulundu.
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Netanyahu, özellikle Gazze’deki çatışmaların hedeflerini netleştirdi. “Hamas’ın yok edilmesi ve tüm İsrailli rehinelerin güvenli bir şekilde geri alınması” konusunda kararlı olduklarını ifade etti. Aynı zamanda, bölgeyi kalıcı bir şekilde ilhak etmeyi düşünmediklerini ve bu konuda herhangi bir planlarının bulunmadığını açıkladı. Netanyahu, “Gazze’yi ilhak etmeyeceğiz, hedeflerimize ulaştıktan sonra bölgenin kontrolünü geçici bir yönetim organına devretmeyi planlıyoruz” şeklinde konuştu.
İsrail Başbakanı, bölgedeki askeri operasyonların amacının, Hamas’ı ortadan kaldırmak ve İsrail’e yönelik tehditleri sona erdirmek olduğunu dile getirirken, Gazze’ye yönelik saldırıların “Hamas’ın silahlarını bırakması ve tüm İsrailli rehineleri koşulsuz serbest bırakması halinde” durdurulabileceğini de ekledi. Netanyahu’nun bu açıklamaları, bölgedeki tansiyonu azaltmak ve uluslararası toplumun tepkisini hafifletmek adına önemli bir adım olarak görülüyor.
Ancak, Netanyahu’nun kabinesinde yer alan bazı aşırı sağcı bakanlar, farklı görüşler ortaya koyuyor. Bu bakanlar, Gazze’deki Filistinlilerin “gönüllü göç” adı altında başka ülkelere sürgün edilmesini ve bu bölgedeki yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerinin yeniden inşasını talep ediyorlar. Özellikle 2005 yılında Gazze’den boşaltılan yerleşim alanlarının tekrar kullanılmasını isteyen bu gruplar, bölgedeki kontrolü kendi ellerinde tutmak istiyorlar. Bu tartışmalar, bölgedeki siyasi ve güvenlik dinamiklerini yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor ve uluslararası toplumun dikkatini çekiyor.




