İsrail’de Cinsel İşkence Skandalı ve Hukuki Süreçler

Gözaltına alınan Filistinli tutukluların tutulduğu Sde Teiman askeri hapishanesinde yaşanan skandal, İsrail’de büyük yankı uyandırdı. Olayda, Filistinli bir mahkuma karşı gerçekleştirilen cinsel saldırı ve işkence görüntüleri medyaya sızdırıldı. Bu gelişmeler sonrası, olayla bağlantılı olarak yasal işlemler hızlandırıldı ve ilgililer tutuklandı.
İsrail ordusunun en yüksek hukuk yetkililerinden olan askeri başsavcı, olaya karışanların yargılanması için harekete geçti. Daha önce görevi bırakmak zorunda kalan Yifat Tomer-Yerushalmi, mahkeme karşısına çıkarılarak tutuklandı ve gözaltında tutulmaya başlandı. Ayrıca, olayın sızdırılmasında rol aldığı iddia edilen diğer önemli isimler de yine tutuklama işlemlerine tabi tutuldu; bunlar arasında başsavcı yardımcısı Albay Matan Solomosh bulunuyor.
Olayın Detayları ve Medyaya Yansıyan Görüntüler
Temmuz 2024’te yayımlanan video, Necef Çölü’nde konumlanan Sde Teiman askeri üssünde yaşanan dehşeti gözler önüne serdi. Görüntülerde, tutuklunun zorla kenara çekildiği ve güvenlik önlemleri kapsamında çevresinin kalkanlarla donatıldığı açıkça görülüyor. Ardından, tutukluya sistematik bir şiddet uygulandığı ve rektumuna keskin cisimle saldırıldığı da ortaya çıktı. Bu olaylar, haklarında ciddi suçlamaları beraberinde getirirken, tutuklunun çeşitli ameliyatlar geçirerek tedavi altında olduğu bilgisi de paylaşıldı.

Olayların medya ve kamuoyuna yansımasının ardından, polis geniş çaplı operasyonlar düzenleyerek 9 askeri gözaltına aldı. Gözaltına alınan askerler hakkında henüz kesin bir ceza kararı çıkmamış olsa da, kamuoyunun tepkisi giderek büyümekte. Sol ve sağ kesimden farklı sesler, olayın gerçek yüzünü ve olası sonuçlarını tartışmaya devam ediyor.

İşbirliği ve Soruşturma Süreci
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, görüntülerin orduya büyük zarar verdiğini ve olayın ardından ordunun imajını güçlendirmek adına soruşturmaların sürdürüldüğünü belirtti. Ayrıca, başsavcı Yerushalmi’nin görüntülerin sızdırılması olayında bulunmasının uygun olmayacağını ifade etti. Bu kapsamda, mahkeme araştırmaları ise hızla devam ediyor.

İşgüzelere ve Hukuki Yansımalar
Başka yandan, İsrail’deki yüksek düzey siyasiler ve hukukçular, olaylara farklı tepkiler gösterdi. İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, iddialar doğruysa, savcı ve askerlerin yargılanmasının kaçınılmaz olduğunu dile getirdi. Öte yandan, kamuoyunun önemli bir bölümü, işkence görüntüleriyle ilgili herhangi bir sivil tepki göstermeksizin, olayın ciddiyetini ve devletin tutumunu sorguluyor.
İsrail’deki sol ve insan hakları savunucuları, asılsız iddialar ve medyada yer alan görüntülerin, Filistinlilere karşı yürütülen kötü muamelenin ortaya çıkma şekli olarak görülüyor. Özellikle, tutuklulara yönelik işkence ve kötü muamele konusundaki raporlar, bu skandalın önemi ve etkisini artırıyor.

Son olarak, olaydan etkilenen ve mağdur olduklarını iddia eden İsrailli askerler, destekçileriyle birlikte yüzlerine kar maskeleri takarak basın toplantısı düzenledi ve seslerini duyurmaya çalıştı. Bu gelişmeler, olayın sadece hukuki değil, aynı zamanda toplumsal ve etik boyutunun da kapsamlı bir biçimde ele alınmasına neden oluyor.
İsrail’de askeri başsavcı, ordudaki en üst düzey hukuk otoritesi olarak, operasyonların uluslararası hukuka uygunluğunu denetlerken, askeri yargı süreçlerini yürütmektedir. Bu çerçevede, yaşanan skandalların soruşturma ve yargılama aşamasında etkin rol almaktadır.




