
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Asgari Ücret Artışına Yönelik Gelişmeler
Yaklaşan temmuz ayı ile birlikte, asgari ücrette yapılacak ara zam konusu TBMM gündeminde önemli bir yer tutmaya başladı. İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, bu konuda bir araştırma önergesi sunarak, asgari ücretin güncellenmesi ve ekonomik açıdan kritik önemi olan bu konuya dikkat çekti. Ancak, önergenin AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedilmesi, konuya ilişkin tartışmaları daha da alevlendirdi.
İYİ Parti’nin Talebi ve Çarpıcı Veriler
Önergenin gerekçesinde, asgari ücretin ülke genelinde yaygın bir ücret yapısı olduğu ve bu nedenle güncellenmesinin önemli olduğu vurgulandı. Erhan Usta, hükümetten asgari ücretin 29 bin 850 TL seviyesine çıkarılmasını talep etti. Bu talep, ülkedeki ekonomik eşitsizlikleri azaltmaya ve düşük gelirli çalışanların yaşam kalitesini iyileştirmeye yönelik önemli bir adım olarak görülüyor.
- Amerika ve Avrupa Birliği ülkelerindeki durum: Amerika’da asgari ücretlilerin toplam ücretliler içindeki payı yüzde 1 civarında, Avrupa ülkelerinde ise ortalama yüzde 9 seviyesinde, fakat Türkiye’de bu oran %42’ye ulaşmış durumda. Bu yüksek oran, düşük ücretli kesimlerin ülke ekonomisindeki payını gösteriyor.
- Enflasyon ve yaşam maliyetleri: Birleşik Kamu-İş tarafından açıklanan verilere göre, haziran ayı açlık sınırı 27 bin 415 TL olarak belirlenmiş olup, mevcut asgari ücret bu seviyenin yaklaşık 5 bin 310 TL altında kalıyor. Bu da düşük gelirli vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamada büyük zorluklar yaşadığını gösteriyor.
Meclis’te Tartışılan Talepler ve Ekonomik Gerçeklikler
İYİ Parti Grubu olarak yılbaşında asgari ücret talebimiz 28 bin TL idi. Bu talebimizi temel alarak, günümüzde hükümetten beklentimiz asgari ücretin 29 bin 850 TL’ye yükseltilmesidir. Erhan Usta, bu rakamın, en azından açlık sınırının biraz daha üzerine çıkmak ve düşük ücretli kesimlerin yaşam kalitesini artırmak amacıyla önerildiğini ifade etti. Ancak, mevcut ekonomik koşullarda bu rakam bile aralık ayına gelindiğinde büyük ölçüde enflasyon ve yaşam maliyetlerindeki artış nedeniyle yetersiz kalabilir.
Enflasyonun temel belirleyicilerinden biri olan düşük gelirli kesimlerin taleplerinin, ülke ekonomisinin gerçekleri ve enflasyon oranlarıyla uyumlu olması gerektiğine dikkat çeken Usta, “Yüksek enflasyon ve düşük ücretler, vatandaşlarımızın alım gücünü ciddi şekilde erozyona uğratıyor. Bu nedenle, enflasyonun ve büyümenin dikkate alınarak, yaşam maliyetlerini gözeten politika ve düzenlemeler yapılması kaçınılmazdır.” şeklinde görüşlerini dile getirdi.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun Güncel Durumu
Özellikle eleştirilen konulardan biri de, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda asgari ücretli temsilcilerin bulunmaması. Usta, bu durumu şu sözlerle eleştirdi: “Mevcut durumda, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda asgari ücretli temsilcilerin olmaması büyük bir eksiklik. Bu komisyonun, çalışanların ve düşük ücretli kesimlerin taleplerini ve ihtiyaçlarını dikkate alacak şekilde yeniden yapılandırılması gerekiyor. Ayrıca, ücret artışlarına temel teşkil edecek objektif kriterler belirlenmeli ve bu kriterler, nominal milli gelir artış oranlarıyla uyumlu olmalıdır.”
Usta, hükümetin uyguladığı politikaların bedelini düşük gelirli vatandaşların ve emeklilerin ödediğine dikkat çekerek, “Yapılması gereken en önemli adım, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısal olarak değiştirilmesi ve çalışanın temsil edilmesidir. Bu, adil ve sürdürülebilir bir ücret politikası oluşturmada temel unsurdur.” diyerek sözlerini tamamladı.




