Türkiye ve Libya Arasındaki Enerji İşbirliği ve Yunanistan’ın Tepkileri

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile Libya Ulusal Petrol Kurumu (NOC) arasında imzalanan sismik araştırma mutabakatı, bölgedeki enerji politikalarını yeniden şekillendirmeye başladı. Bu gelişme, Yunanistan’da geniş çapta panik ve endişe yaratırken, Doğu Akdeniz’de güç dengelerini etkilemeye devam ediyor.
Türkiye ve Libya’nın Doğu Akdeniz’de enerji arama ve kaynak geliştirme faaliyetlerini artırma kararı, Atina hükümetini hızla harekete geçmeye zorladı. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, bu adımlar üzerine Türkiye’nin bölgedeki faaliyetlerini Avrupa Birliği’ne şikayet ederek sert tepki gösterdi. Miçotakis, 2019 yılında imzalanan ve Türkiye ile Libya arasında deniz sınırlarını belirleyen mutabakatın, “kabul edilemez, yasadışı ve hukuken geçersiz” olduğunu ileri sürdü.

Libya’dan ise konuya ilişkin yapılan açıklamada, bu anlaşmanın uluslararası hukuka uygun olduğu ve hiçbir ülkenin egemenliğinin ihlal edilmediği vurgulandı. Libya yetkilileri, bölgedeki işbirliğinin Libya’nın uluslararası hukuk çerçevesinde yürütüldüğünü ve bölgedeki enerji kaynaklarının adil ve hakkaniyetli bir şekilde kullanılmaya devam edeceğini belirtti.
Yunanistan’da Endişe ve Askeri Önlemler
Yunanistan, bölgedeki gelişmeleri yakından takip ederek, güvenlik önlemlerini artırdı. Ülke, Libya ve Türkiye arasındaki enerji ve deniz sınırı anlaşmalarına karşı tepkisini göstermek amacıyla üç savaş gemisini bölgeye konuşlandırdı. Bu adım, bölgedeki gerginliği tırmandırırken, Yunanistan’ın bölgedeki askeri varlığını güçlendirme stratejisinin bir parçası olarak değerlendirildi.

Miçotakis, açıklamasında, gemilerin Libya kıyılarında insan kaçakçılığı ve yasa dışı faaliyetleri engellemeye yönelik olduğunu belirtti.
Libya’dan Sert Tepki ve Uluslararası Hukuk Vurgusu
Libya’nın doğusundaki Temsilciler Meclisi tarafından atanan hükümetin başbakanı Usame Hammad, Yunanistan’ın bu tutumuna sert çıkış yaptı ve Libya ile Türkiye arasındaki mutabakatın “uluslararası hukuka uygun” olduğunu dile getirdi. Hammad, açıklamasında şunları söyledi:

“Libya’nın dost ülkelerle yaptığı anlaşmaların meşruiyetinin sorgulanması kabul edilemez. Libya-Türkiye işbirliği, uluslararası hukuka uygun yürütülmekte ve hiçbir ülkenin egemenliğine müdahale edilmemektedir.”
Hammad, bölgedeki gerginliğin artmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekerek, Libya’nın egemenlik haklarını koruma adına her türlü tedbiri almaya hazır olduğunu belirtti. Ayrıca, Libya’nın deniz yetki alanlarının uluslararası hukuk ilkeleri çerçevesinde olduğunu ve sadece müzakere ve diyalog yoluyla çözülebileceğine vurgu yaptı.
Libya Ulusal Petrol Kurumu (NOC)’ndan Açıklama
Libya Ulusal Petrol Kurumu (NOC), Yunanistan’ın Libya ve Türkiye arasındaki deniz sınırı mutabakatını hedef alan açıklamalarına sert yanıt verdi. NOC, yaptığı açıklamada, Libya’nın tüm enerji anlaşmalarının ve ortaklıklarının uluslararası hukuka uygun olduğunu ve Libya halkının çıkarlarını gözettiğini belirtti. Ayrıca, bölgedeki hidrokarbon kaynaklarının keşfi ve geliştirilmesinde Libya’nın egemen haklarının tam olarak korunduğunu vurguladı.
NOC, açıklamasında şunları ifade etti:
- “Deniz sınırları ve enerji işbirliğiyle ilgili tüm gelişmeler, uluslararası hukuk ilkelerine dayanmaktadır.”
- “Libya devleti tarafından imzalanan anlaşmalar, uzun vadeli çıkarlar ve bölgedeki istikrar gözetilerek hazırlanmıştır.”
- “Yunanistan’ın bölgedeki provokatif tutumları, bölgedeki barış ve istikrarı olumsuz etkileyebilir.”
Sonuç olarak, bölgedeki enerji ve güvenlik politikaları, uluslararası hukuk ve bölgesel stratejiler ışığında şekillenmeye devam ediyor; taraflar arasındaki diyalog ve anlaşmalara saygı, istikrarın sağlanması açısından kritik öneme sahip olmaktadır.





