Dünyanın Son Günlerinde Doğayla Bütünleşen Bir Yaşam: Josh Duhamel’in Kıyamet Kulübesi İçin Geliştirdiği Sırlar

Bir zamanlar şehir hayatının karmaşasında kaybolmuş olan Josh Duhamel, doğayla iç içe ve kendi inşa ettiği bir sığınakta yaşamayı tercih etti. Dört buçuk saatlik otomobil yolculuğuyla ulaşılabilen Kuzey Karolina kırsalında bulunan araziyi satın alan ünlü oyuncu, burada 15 yılı aşan bir sürede kendi elleriyle bir kulübe inşa etmeye başladı. Bu yapı, onun doğada hayatta kalma ve ailesini koruma konusundaki azminden doğan bir zafer anıtı oldu.
Şu anda kulübe %70 oranında tamamlanmış durumda olan Duhamel, halen eklemeler ve geliştirmeler yapmakta. İçinde yaşanabilir hale gelen bu alan onun için sadece bir kaçış değil, aynı zamanda dünyanın olası bir felaketinde hayatta kalmanın anahtarı gibi görünüyor.
Doğa ve Basit Yaşam İçin Bir Çağrı
Los Angeles’tan koparak kırsala yönelmenin ardında derin bir niyet yatıyor. Duhamel, yaptığı röportajlarda şehir yaşamından uzaklaşıp el emeğiyle bir şeyler üretme ve daha sade bir hayat sürme isteğinden bahsediyor. Ona göre, bu karar, temel yaşam becerilerini yeniden kazanmak ve ailesinin ihtiyaçlarını karşılamak için atılmış önemli bir adım.

Sadece herhangi bir kulübe değil; onun hayali, ailesiyle birlikte doğayla iç içe, elektriksiz ve suyun içilebilir olduğu bir yaşam inşa etmek. Bu yaşam biçimi, onun için sadece bir kaçış değil, aynı zamanda gelecekte olabilecek krizlere karşı hazırlıklı olmanın bir yolu.

Kulübenin Günümüzdeki Durumu ve Güvenlik Önlemleri
Josh Duhamel, kulübesinin yaklaşık %70 oranında tamamlandığını belirtiyor ve halen bazı geliştirmeler yapması gerektiğine inanıyor. Her ne kadar şu an yaşanabilir olsa da, daha fazla yiyecek depolama ve avcılık gibi yeteneklerini geliştirmek istiyor.

Birçok insan gibi o da büyük şehir hayatını sevdiğini ama artık doğanın güzellikleri ve hayatta kalma becerileriyle daha bağlantılı olmayı tercih ediyor. Günümüzde, uzak bölgelerde, elektrik ve su sıkıntısı çekilen alanlarda yaşam kurmanın, onu modern dünyanın karmaşasından koparmanın daha doğru bir hayat seçimi olduğuna inanıyor.

Geleceğe Dair Endişelerin Azalması ve Kendine Güven
Duhamel, burada yaşarken ‘dünyanın sonunun geldiğine’ ilişkin endişelerin artık onun gündeminde olmadığını söylüyor. Çünkü burada doğa ile iç içe olmanın, teknolojinin ve yapay zekanın olası tehlikelerinden uzak kalmanın ona iyi geldiğini düşünüyor.

Sonuçta, bu yaşam biçimi ona, «güvenli ve sade bir yaşam sürmenin» kapılarını aralıyor. Hem doğada hayatta kalma becerilerini geliştirip hem de dirayetini artırmak onun için iç huzuru ve güvenlik anlamına geliyor.






