İsrailli güvenlik uzmanı Shay Gal, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde yayın yapan Simerini gazetesine verdiği röportajda bölgesel gelişmelere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin bölgedeki güç ve nüfuzunu vurgulayan Gal, özellikle İsrail, Yunanistan ve GKRY arasında kurulması gereken stratejik işbirliğine dikkat çekti.
Gal, günümüzde sembolik düzeyde kalan ilişkilerin ötesine geçilmesi gerektiğini” ve GKRY ile İsrail arasında “varoluşsal bir dayanışma” temelinde ortak kader anlaşması yapılması çağrısında bulundu. Bu anlaşmanın, iki ülkenin ulusal güvenliğini uzun vadeli olarak güçlendirecek, kalıcı ve bağlayıcı bir mutabakat olması gerektiğini belirtti.
Kararlılıkla alınması gereken ortak adımlar
İsrail ile İran arasındaki 12 Gün Savaşı’ndan esinlenerek, Gal, İsrail’in sessizce GKRY ve Yunan havaalanlarına sivil güvenlik gözetiminde transferler gerçekleştirdiğini ve Güney Kıbrıs’ın bu süreçte Israel’e yönelik riskler almayı göze aldığını vurguladı. Ayrıca, ilişkilerin en yüksek seviyeye ulaştığını ve iki ülkenin karşılıklı destekle hareket ettiğini dile getirdi.

Gal’a göre, Yunanistan ve İsrail’in işbirliğine dayanan “Poseidon’un Öfkesi” isimli strateji, bölgedeki dengeyi Türkiye’nin askeri gücüne karşı şeffaflık ve karşılıklı güven ilkesine dayalı olarak kurmayı amaçlıyor.

Bölge gerilimlerini artıran açıklamalar
Bununla birlikte, bölge uzmanları, bu tür güçlü açıklamaların gerilimi azaltmak yerine daha da artırabileceği uyarısında bulunuyorlar. Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs’taki askeri varlığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gal, “Ankara yenilmez” ifadesini kullanarak, Türkiye’nin Bayraktar ve Akıncı SİHA’ları ile ATMACA füzelerinin bölge güvenliği açısından ciddi bir tehdit oluşturduğuna işaret etti.

Gazete, Ankara’nın Doğu Akdeniz’de barış, enerji güvenliği ve bölgesel iş birliği odaklı bir politika izlediğini hatırlattı. Türk diplomatik yetkililere göre, Türkiye garantörlük hakkından ve “Mavi Vatan” vizyonundan vazgeçmiş değil ve bölgenin doğal dengesini koruma çabasına devam ediyor.

IMEC projesi ve Türkiye’nin konuğundaki stratejik güç
Gal’in övgüyle bahsettiği IMEC– (Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru) projesi, Hindistan’dan Avrupa’ya uzanacak yeni bir ticari rota olarak planlanıyor. Ancak uzmanlar, bu projenin Türkiye’yi devre dışı bırakmayı amaçlayan bir girişim olduğunu iddia ediyor. Türkiye’nin enerji ve lojistik altyapısı olmadan IMEC’in başarıyla hayata geçirilmesinin mümkün olmadığı konusunda hemfikirler.
Uzmanlar, Türkiye’nin rekabet yerine “kazan-kazan” temelinde ortaklıklar kurmayı hedeflediğini belirtirken, bazı İsrail kaynaklı analizlerin, bölgedeki istikrarı tehdit edebileceği konusunda uyarılar yapıyor. Her şeye rağmen, Ankara barış, enerji güvenliği ve diplomatik ilişkileri güçlendirme yönünde kararlı tutumunu sürdürüyor.
Yorumlar
"Güney Kıbrıs ve İsrail arasındaki bölgesel güvenlik stratejileri ve Türkiye’nin rolü" için henüz yorum yapılmamış
İlgili yazılar
İsrail’de Alarm Zilleri: Bölgede Beklenen Gelişmeler Gündeme Bomba Gibi Düştü
7-04-2026
İsrail Basını: İran’la Savaşta Kritik 24 Saat ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’a Salı günü sonuna kadar anlaşma yapması için verdiği süre dolarken, İsrail basını askeri tırmanış ihtimalinin ciddi şekilde gündemde...
Trump’ın NATO Çıkışı İddiasına Starmer’dan Sert Karşılık: İttifak Geleceği Tartışmada
1-04-2026
Trump’tan NATO’ya Sert Eleştiri: “Kağıttan Kaplan” Eski ABD Başkanı Donald Trump, İngiliz The Telegraph gazetesine verdiği mülakatta NATO’ya yönelik sert eleştirilerde bulundu. Ülkesinin NATO üyeliğinden çekilme ihtimaline ilişkin değerlendirmelerde bulunan...
Kıbrıs’ta Gerilim Tırmanıyor: Rum Kesiminden Sivillere Yönelik Şiddet İddiası
1-04-2026
Kıbrıs’ta Provokasyon: Rum Grubundan KKTC’ye Saldırı Kıbrıs’ta, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) tarafından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) yönelik provokatif bir saldırı gerçekleşti. KKTC Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı (GGK), Lefkoşa’da Rum...