Emre Belözoğlu’nun Kerem Aktürkoğlu Transferi Hakkındaki Yorumları

Emre Belözoğlu, TV100’de katıldığı programda, Galatasaray’dan Fenerbahçe’ye transfer olmanın ne denli büyük bir meydan okuma olduğunu vurguladı. Ona göre, böyle bir adım atan bir oyuncunun ilk olarak “sevilmemeye” alışması gerektiğini belirtti. “Galatasaray ve milli takım dönemimde sevilen bir isimdim, fakat Fenerbahçe’ye geldiğimde bu sevgi ve saygı sınavını geçtim” diyerek, bu sürecin ne kadar zorlu ve cesaret gerektirdiğine değindi.
Belözoğlu, bu tür büyük transferlerin sadece yetenek değil, aynı zamanda güçlü irade ve içsel motivasyon gerektirdiğine dikkat çekti. “Dışarıda sana yönelik ne söylendiğine takılma, kendi yolundan sapma. Her türlü baskıyı ve zorluğu normal karşıla ve mücadele et” şeklinde görüşlerini paylaştı. Ayrıca, “Her tercih bir vazgeçiştir” diyerek, bu yolda kararlı olmanın önemine vurgu yaptı.
Kerem Aktürkoğlu’nun Arafta Kalmaması Gerekiyor
Emre Belözoğlu, genç oyuncu Kerem Aktürkoğlu hakkında da önemli tavsiyelerde bulundu. “Kerem’in kesinlikle kendini ‘arafta’ kalmaması gerekir” diyerek, onun büyük bir çıkış yakaladığını ve Türkiye’de oynadığı her takıma çift haneli gol ve asist katkısı yapabileceğine inandığını dile getirdi. “Arada kalmak, hiçbir oyuncuya fayda sağlamaz. Kerem, bu sezonun sonunda kendisini net bir şekilde belli etmelidir”.

Kerem’e Üç Öneri
- İlk olarak, büyük bir karar aldığının bilincinde olsun ve sahada, saha dışında her zaman meydan okumaya hazır duruş sergilesin. Bu, onun kendine olan güvenini ve kararlılığını gösterir.
- İkinci olarak, Fenerbahçe camiasının en büyük özelliği, forması için terini sonuna kadar akıtan ve mücadele eden herkese sahip çıkmasıdır. Kerem, bu ruhu benimsemeli ve mücadele ederek kendini kabul ettirmeli.
- Son olarak, bizim zamanımızda farklıydı ama uzun süren şampiyonluk özlemi, Fenerbahçe’deki oyuncu profillerini değiştirdi. Günümüzde takipçi ve rating peşinde koşan bazı yorumcular, oyunculara karşı olumsuz tavırlar sergiliyor. Kerem, bu tarz olumsuzluklara kulak asmamalı. İşini en iyi şekilde yapıp, aidiyet duygusunu gösterdiği anda, hem takımdaki hem de taraftarlar arasındaki yerini sağlamlaştırır. Bu sayede, Galatasaray’ı geride bırakıp, Fenerbahçe’ye olan bağlılığını gösterebilir.










