
Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis, iki ülke arasındaki ilişkilerin devamı konusunda açık olduğunu belirtti ve yaklaşık üç yıllık “sakin sular” döneminin, son zamanlarda yaşanan gelişmelerle birlikte değiştiğini kabul etti. Dün Selanik’te düzenlenen basın toplantısında, 44 soruluk açıklamasıyla dikkat çekti.
Yunanistan’ın Yeni Hamleleri ve Türkiye Üzerindeki Etkileri
Miçotakis, geçtiğimiz yıl içerisinde gerçekleştirilen Deniz Mekânsal Planlama haritası, deniz parklarının ilan edilmesi ve Girit’in güneyinde gerçekleştirilen hidrokarbon araştırmaları için yapılan ihaleler gibi bir dizi girişimin, Yunanistan’ın Ege’de egemenlik haklarını koruma kararlılığını gösterdiğini vurguladı. Ancak bu hareketlerin Türkiye’de tepkiyle karşılandığını da sözlerine ekledi. Miçotakis, bu hamlelerin Yunanistan’ın planlaması ve kararlarının, Türkiye’nin onayına bağlı olmadığını belirtti.

Erdoğan ile Yapılacak Görüşme ve Casus Belli Meselesi
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile bu ay Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sırasında plánlanan görüşmesine de değinen Miçotakis, yine “casus belli” meselesini gündeme getirdi. Kendisi, “Sayın Erdoğan ile her görüşmemizde içtenlikle konuşuyorum” şeklinde ifadeler kullanırken, “Eğer ilişkilerimizde gerçekten olumlu ve kalıcı bir iyileşme istiyorsak, ülkemiz açısından kabul edilemez olan ‘Casus Belli’ kavramının geri çekilmesi gerekir. Bu durum devam ettikçe, biz de Türkiye’nin Avrupa Savunması ile ilgili SAFE programını bloke etmeye devam edeceğiz” diyerek, sorunun çözümüne dair ifadelerde bulundu. 8 Haziran 1995 tarihinde TBMM, Yunanistan’ın Ege’de karasularını altı deniz milinin ötesine genişletmesini ‘casus belli’ (savaş sebebi) kabul ederek, bu durumda hükümete askeri müdahale yetkisi vermişti.
Libya ile İlişkiler ve Deniz Anlaşması
Türkiye ve Libya arasındaki deniz sınırları konusunda imzalanan anlaşmaya da değinen Miçotakis, “Bu anlaşma yasal değildir, dayanağı yoktur ve sadece imzalayanlar açısından hukuki sonuç doğurur” ifadesini kullandı. Ayrıca, “Libya’da iki tarafla iletişim halinde olduğumuzu ve bu konuda, coğrafi olarak doğal muhatabımızın Atina olduğunu anlatmak için doğru yolu izlediğimizi” belirtti.




