Dünya

Teröristleri orduya çektiler: Gazze’deki işgali yağmacılar sürdürüyor

Gazze’nin kuzeyindeki Beyt Hanun bölgesinde, Haaretz muhabirine konuşan İsrailli yedek askerler, birliklerin büyük ölçüde yorgun ve bitmiş durumda olduğunu, askerlerin izin dönemleri sonrasında tekrar Gazze’ye dönmek istemediklerini dile getirdi. Ayrıca, bu askerlerin yerine Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimcilerin, paralı askerler olarak, soykırım ve saldırılarda aktif rol aldığını vurguladı. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, mart ayında yedeklerin orduya katılım çağrılarına yüzde 80 oranında cevap verildiğini açıklarken, İsrail Yayın Kurulu (KAN), bu oranın en fazla yüzde 60 olduğunu rapor etmişti. Bağımsız araştırma ve raporlar ise, katılım oranlarının %50’nin bile altında olduğunu iddia ediyor. Bu durum, ordu içinde ciddi bir morali ve motivasyonu zedeleyen bir kriz yaratmış durumda.

Gazze’deki askerler, ordunun şu anki personel gücünün, saldırıların başlangıcındaki seviyenin sadece %10’una gerilediğini ve özellikle Batı Şeria’dan gelen Yahudi yerleşimcilerden oluşan istilacı milis güçlerin, bu operasyonlarda aktif rol aldığını belirtiyor. Aşırı sağcı İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı İtamar Ben-Gvir, 12 Temmuz’da, gönüllülerden oluşan ve yerleşimcilerden oluşan bir milis gücü kurulduğunu duyurmuştu. Bu milis gücünün, Gazze’deki operasyonlarda önemli bir rol üstlendiği düşünülüyor ve askerlerin ifadelerine göre, sahadaki gerçek güç ve operasyonel yetenekler ciddi anlamda azalmış durumda.

İSTİLACI YERLEŞİMCİLER SALDIRILARI SÜRÜYOR

Haaretz muhabirine konuşan askerler, Gazze’deki birliklerin ciddi anlamda tükenmiş ve moral açısından düşük olduklarını, çoğu askerlerin savaşa yeniden dönmek istemediğini söylüyor. Buna karşın, sahadaki operasyonların büyük ölçüde, “savaş öncesinde Batı Şeria’da gerçekleştirilen yağma ve saldırı faaliyetleriyle tanınan yerleşimciler” tarafından yürütüldüğü ifade ediliyor. Bir asker, “İnsanlar oldukça bitkin. Görevleri yerine getirmek için yeterli güç ve moral kalmadı. Dışarıdaki insanların, yaşadıklarımızı ve karşılaştığımız zorlukları bilmesini, anlatmasını istiyoruz. Çünkü şu an her şey bir barut fıçısının üzerinde duruyor,” diyerek durumu özetliyor.

İSTİLACI YERLEŞİMCİLER SALDIRILARI SÜRÜYOR

İnsanlar bitkin ve umutsuz. Beyt Hanun’da Haaretz muhabirine konuşan 36 yaşındaki bir yazılım mühendisi olan yedek asker, ilk görev süresinin ardından yüksek teknoloji sektöründen kovulduğunu ve o zamandan beri yeni görevlendirmeleri beklerken iş bulmakta zorlandığını dile getiriyor. Ayrıca, mevcut görevi sona erdiğinde, tekrar Gazze’ye dönmek istemediğini belirten başka bir asker, “İnsanlar gerçekten çok yorgun ve moral bozuk. Güçlerimiz azaldı, ama yine de görevimizi yapmaya çalışıyoruz. Bu savaşın devam etmesi, herkesin üzerinde büyük bir yük ve ciddi bir risk oluşturuyor,” şeklinde konuşuyor.

FELAKETE YAKLAŞIYORUZ

Jerusalem Post gazetesine açıklama yapan eski İsrail Kara Kuvvetleri Komutanı Yiftah Ron Tal, İsrail ordusunun, Gazze’deki varlığını sürdürmesinin, büyük bir felaketin eşiğinde olduğunu uyarısında bulundu. Tal, “Ordu, operasyonel açıdan ciddi bir kan kaybı yaşıyor ve yedek kuvvetler bitkin durumda. Hükümet, stratejisini yeniden belirlemek zorunda,” diyerek, hükümeti uyardı. Ayrıca, “Bu savaş sonsuza kadar süremez. Hükümetin, hedefleri ve stratejisi üzerinde tekrar düşünmesi gerekiyor,” ifadelerini kullandı.

GÜVEN KRİZİ BÜYÜYOR

İsrail ordusunun alt kademelerdeki askerleri arasında moral bozukluğu ve tükenmişlik artarken, üst kademelerde ise hükümete karşı ciddi bir güvensizlik gözlemleniyor. İsrail Kanal 13’e konuşan ordu yetkilileri, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in, hükümetin Gazze’deki başarısızlıklarını kendi üzerine yıkmaya çalıştığını iddia ediyor. Kaynaklar, ordu liderliği ile siyasi yönetim arasında giderek derinleşen bir güvensizlik ve iletişim kopukluğu olduğunu belirtiyor. Eğer, ateşkes müzakereleri başarıyla sonuçlanıp, esir takası gerçekleşirse bu gerilimin azalacağı öngörülüyor; ancak başarısızlık halinde, Zamir’in istifa etmeyi düşündüğü de söz konusu olabiliyor. Tüm bu gelişmeler, İsrail’de içsel bir krizin ve güven bunalımının hızla derinleştiğini gösteriyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün