
İnsanlarda baskın el tercihi, genetik ve çevresel faktörlerin karmaşık etkileşimi sonucu şekillenen doğuştan gelen ve gelişen bir özelliktir. Beynimizin motor kontrolünden sorumlu bölümleri, özellikle de karşı beyin yarımküresiyle iletişim kuran motor korteksleri, kişinin el tercihini belirler. Sağ elini kullanan bireylerde motor sisteminin büyük ölçüde sol beyin yarımküresiyle bağlantılı olduğu genel kabul görürken, solak bireylerde bu durumun çoğunlukla tersine olduğu gözlemlenmiştir. Alp isimli uzman, “Solaklık hem kalıtsal hem de çevresel unsurlarla şekillenir. Ailede solak bireylerin bulunması, çocukta da sol el kullanımını artırabilir, fakat bu kesin bir kural değildir. Genetik yatkınlık belirli oranlarda etkili olsa da, çevresel koşullar ve gelişimsel süreçler bu yatkınlığı şekillendirebilir.” şeklinde açıklamalar yapmaktadır.

Solaklık, aynı zamanda dil ve bilişsel fonksiyonlar açısından da farklılıklar gösterir. Beynimiz, vücuttaki hareketleri kontrol etmek üzere karşı yarımküreler aracılığıyla işler. Solak bireyler, özellikle yazı veya el hareketleri sırasında sağ beyin yarımküresinin daha aktif kullanıldığını görürüz. İlginç olarak, bu bireylerde sağ ve sol beyin bölgeleri arasındaki iletişimi sağlayan ‘korpus kallozum’ yapısında daha fazla bağlantı mevcut olduğu belirlenmiştir. Dil gibi karmaşık bilişsel süreçlerde, sağlak bireylerin büyük çoğunluğu sol beyni kullanırken, solaklarda bu dağılım oldukça esnektir. Bazı solaklar dil işlevlerini sağ beyinle yürütürken, diğerleri her iki beyin yarımküresini birlikte kullanabilir, bu da onların farklı bilişsel stratejiler geliştirmelerine olanak tanır.














