Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’dan Deprem Artçılarına İlişkin Önemli Analizler

Balıkesir’de meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki depremin ardından yaşanan artçı sarsıntılarla ilgili uzman görüşleri merak konusu olmaya devam ediyor. CNN Türk’e konuşan Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bölgedeki hareketlilik ve artçı depremlerin oluşumu hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Prof. Üşümezsoy, depremin oluşum sürecini şöyle anlattı: “Önceki depremle ilişkili olarak bölgedeki ana sarsıntı, Sındırgı Dağı’nın altındaki bir fayda gerçekleşti. Bu fay, yaklaşık 30 derecelik bir eğimle aşağı doğru dalmış ve yukarı doğru hareket etmiş. Bu hareket, depremler dizisini başlatmış durumda. Artçı sarsıntılar ise bu fayın üzerinde yükselmeye başladı ve yaklaşık 300 kilometrekarelik bir alanı etkiledi.”
Depremlerin azalması veya artmasıyla ilgili önemli uyarılarda bulunan Üşümezsoy, şu ifadeleri kullanıyor: “Artçı depremler aslında öncü sarsıntılar olarak düşünülebilir ve yeni fay hatlarının aktif hale gelmesine işaret edebilir. Eğer tüm hareketler tek seferde gerçekleşmiş olsaydı, daha büyük bir deprem (örneğin 6.5 büyüklüğünde) meydana gelirdi ve bu, Sındırgı bölgesinde yıkıcı sonuçlar doğurabilirdi.” Bu nedenle bölgedeki sismik hareketlilik dikkatle izlenmeli. Ayrıca, belirli bölgelerde yeni fay hatlarının oluşması veya mevcut fayların yeniden aktive olması olasılığı üzerinde duruluyor.

Yapılan incelemelerde, Gördes ve Simav dağları arasındaki vadide dikkati çeken jeolojik hareketlilik gözlemleniyor. Bu bölgede gerçekleşen fay yırtılmalarının zamanla kenarlardan başlayıp daha geniş alanlara yayıldığını belirten uzmanlar, söz konusu hareketlerin güneye doğru yönlendiğine dikkat çekiyor. Özellikle, bölgede yangın sonrası oluşan yeni ormanlar ve gençlik gösteren bitki örtüsü, bu alanın genç ve hareketli jeolojik yapıya sahip olduğunu işaret ediyor.
1864 yılındaki Simav depreminden sonra bölgenin tekrar dolmaya başladığını ve bölgede yeni fay kırıklarının oluşmakta olduğunu belirten Prof. Üşümezsoy, bölgedeki sismik hareketlerin sıkça küçük çaplı yırtılmalar şeklinde gerçekleşebileceğine işaret etti. Bölgesel olarak bu hareketler, bölgeyi tam anlamıyla rahatlatmaz; aksine, zaman zaman yeni depremlerin öncüleri olabilirler. Bu nedenle, bölgesel sismik aktivitenin yakından takip edilmesi büyük önem taşıyor.












