Polikistik Over Sendromu: Belirtileri, Tanısı ve Tedavi Yöntemleri

Polikistik over sendromu (PKOS), kadınların yaşam kalitesini olumsuz etkileyen ve sık görülen bir hormonal rahatsızlıktır. Bu durum, özellikle üreme çağında, adet düzensizlikleri, tüylenme artışı, kilo alımı ve sivilce gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Erken teşhis ve tedavi, uzun vadeli sağlık problemlerinin önlenmesi açısından büyük önem taşır. Acıbadem Hastanesi kadın hastalıkları ve doğum uzmanları Prof. Dr. Hale Göksever Çelik ve Prof. Dr. Taner Usta, PKOS hakkında bilinmesi gerekenleri detaylandırdı.
PKOS nedir? Belirtileri nelerdir?
Polikistik over sendromu, yumurtalıklarda küçük boyutlarda çok sayıda folikül görünümüne sahip olmasıyla karakterize edilen bir hastalıktır. Bu durum, üreme çağındaki kadınlarda sıkça görülen hormonel bir bozukluk olup, temel belirtileri arasında adet düzensizlikleri, tüylenme artışı, kilo alımı, saç dökülmesi ve sivilce bulunur. Hastalar, bu belirtiler nedeniyle yaşam kalitelerinde ciddi azalma yaşayabilir ve yumurtlama sorunlarıyla karşılaşarak, kısırlığa yol açabilir.

PKOS’un oluşum nedenleri ve risk grupları
Genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin birleşimiyle gelişen PKOS’ta, beslenme alışkanlıkları, fiziksel inaktivite ve obezite önemli rol oynar. Ailesinde PKOS öyküsü bulunan bireylerin bu hastalığa yakalanma olasılığı, diğerlerine kıyasla daha yüksektir. Dolayısıyla, risk faktörlerini bilmek ve önlemek önemlidir.
Tanı nasıl konur?
PKOS tanısı, öncelikle hastanın detaylı hikaye alımı ve klinik muayenesiyle başlar. Özellikle adet düzensizlikleri, cilt problemleri ve kilo değişiklikleri sorgulanır. Ek olarak, ultrason incelemesi ile yumurtalıkların çok sayıda folikül içerdiği polikistik görünüm tespit edilir. Ayrıca, kandaki hormon düzeyleri ve androjen seviyeleri de değerlendirilir.
Yeterince teşhis konulamamasının nedenleri
Belirtiler yeterince dikkate alınmadığında veya önemsenmediğinde, hastalar hekime başvurmayı geciktirir. Bu durumda, belirtilerin şiddeti artar ve hastalık daha zor yönetilir hale gelir.
Erken teşhisin önemi ve faydaları
Adet düzensizliği veya cilt sorunlarıyla başvuran hastalarda PKOS’un erken teşhisi, mevcut metabolik risklerin fark edilmesini sağlar. Bu sayede, diyabet, kolesterol yüksekliği ve obezite gibi kronik hastalıkların ortaya çıkması önlenebilir veya geciktirilebilir.
Beslenme ve egzersizle PKOS’ın yönetimi
Tedavide temel yaklaşımlar arasında düzenli beslenme ve egzersiz bulunur. Düşük glisemik indeksli besinlerin tercih edilmesi, sağlıklı yağlar ve lifli gıdaların tüketilmesi önerilir. Bu yaşam biçimi değişiklikleri, kilo vermeye, insülin direncini azaltmaya ve adet düzenini sağlamaya yardımcı olur.
Kısırlık ilişkisi ve tedavi alanları
PKOS, yumurtlamanın düzenli olmaması nedeniyle gebelik şansını azaltabilir. Asıl sorun, anovülasyon yani yumurtanın olgunlaşmaması durumudur. Çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarda, hastalığın diğer nedenleri de araştırılarak uygun tedavi yöntemi belirlenir. Çoğu zaman, aşılama veya tüp bebek gibi üreme teknikleri tercih edilir.
Psikolojik etkiler
PKOS’un yol açtığı hormonel ve metabolik değişiklikler, kadınlarda depresyon, anksiyete ve yeme alışkanlıklarıyla uyku bozukluğu gibi psikolojik sorunlara neden olabilir.
Günlük yaşam ve uzun vadeli sağlık etkileri
Sergilediği belirtiler, kadınların sosyal ve cinsel yaşamlarını olumsuz etkileyebilir. Aynı zamanda, insülin direnci ve yüksek kolesterol gibi metabolik sorunlar, uzun vadede kalp ve damar hastalıkları ile endokrin rahatsızlıkların görülmesine zemin hazırlar.
Tedavi yöntemleri
İlk aşamada, kilo kaybı ve sportif aktiviteler önerilir. Bu yaklaşımla semptomlar hafifler veya tamamen ortadan kalkabilir. Eğer sorunlar devam ederse, ilaç tedavisi devreye alınır. En sık uygulanan yöntemlerden biri doğum kontrol haplarıdır. Medikal tedavi uzun süre ve hekimin kontrolü altında kullanılmalı, tedavi sona erdirilirken de uzman gözetimi önemlidir.




