OECD’nin 2025 yılı eğitim raporu, Türkiye’nin özellikle kapsayıcılık ve genç nüfusun eğitimine katılım konularında öncü ülkeler arasında yer aldığını ortaya koyuyor. Rapora göre, yabancı öğrenci ilgisi, düşük okul terk oranları ve okul öncesi eğitimdeki artışlar, Türkiye’nin eğitim alanındaki ilerlemesini gösteriyor. Aynı zamanda, eğitim bütçesi ve istihdamda görülen farklılıkların sınırlı kalması, ülkenin bu alandaki performansını güçlendiriyor.
Eğitim Harcamaları ve Mezuniyet Oranları
Türkiye’de öğrenci başına düşen harcamalar OECD ortalamasının altında kalmasına rağmen, üniversite mezuniyet oranları oldukça yüksek seviyede. Lisans programını tamamlayan öğrencilerin oranı %86 iken, OECD ortalaması bu dönemde sadece %70 seviyesinde. Kadınların mezuniyet oranı %91, erkekler ise %80 olarak kayda geçti. Bu fark, OECD genelinde de görülen cinsiyetler arasındaki farkla uyumlu. Ancak yüksek lisans mezuniyet oranları sınırlı seviyede kaldı; 25-34 yaş grubunda yüksek lisans sahibi bireylerin oranı %3 ile düşük seyrediyor, OECD ortalaması ise %16 civarında.
Türkiye’de eğitime yapılan toplam bütçe, GSYH’nin %3.4’ü oranında olup, OECD ortalaması olan %4.7’nin altında. Kamu kaynaklarının eğitime katkısı da OECD ülkeleriyle kıyaslandığında düşük seviyede. Okul öncesi eğitime kaydolan çocukların sayısı 2015-2022 döneminde %67 artış gösterirken, çocuk başına harcama ise %21 azaldı. Bununla birlikte, OECD ülkelerinde aynı dönemde çocuk başına harcamalar %24 oranında artış kaydetti.
Okullaşma Oranlarındaki Artış
Son on yılda, özellikle 3-5 yaş arasındaki çocukların okullaşma oranında önemli bir artış yaşandı. Bu oran %28’den %54’e yükselerek, OECD ortalaması olan %86’nın oldukça altında kalmasına rağmen, bu artış oranı Türkiye açısından dikkat çekiciydi. 5 yaş grubunda ise okullaşma oranı %98’e ulaşarak, OECD ortalaması olan %86’nın üzerine çıktı ve ABD ile İngiltere gibi gelişmiş ülkelerle benzer seviyelere geldi. Ayrıca, 15-19 yaş grubunda okullaşma oranı %69’dan %79’a yükselerek, Türkiye’nin OECD’ye yaklaşmasını sağladı.
Türkiye’de Gençler ve İşsizliğin Eğitime Bağlantısı
OECD verilerine göre, 25-34 yaş grubunda ortaöğretim diploması olmayan gençlerin oranı, Türkiye’de son yıllarda %41’den %28’e düşerek önemli bir gelişme kaydetti. Bu, eğitime erişimdeki önemli ilerlemeleri göstergesidir. Ancak, işsizlik oranları eğitim seviyesine göre pek çok farklılık göstermiyor. Ortaöğretim diploması olmayan gençlerin işsizlik oranı %11.2 iken, lise mezunlarında %10.2, üniversite mezunlarında ise %10.6 seviyesinde seyrediyor. OECD ortalaması ise, yüksek öğrenim mezunları arasında yaklaşık %4.6 düzeyindedir.
Öğretmen Kalitesi ve Öğrenci-Öğretmen Oranları
Raporda, Türkiye’de öğretmen yetiştirme ve atama sisteminin merkezi ve seçici yapısı öne çıkıyor. Son atamalar sayesinde, ilkokulda öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 18’e, ortaokul ve liselerde ise 13’e geriledi. Bu oranlar OECD ortalamalarıyla yaklaşık aynı seviyededir. Ayrıca, Türkiye en genç öğretmen profiline sahip ülkelerden biri olmayı sürdürüyor. Ortaokulda 50 yaş ve üzeri öğretmen oranı %13 iken, OECD ortalaması %38’e yakın seyrediyor.