Neslihan Arslan ile Yeni Proje ve Kişisel Röportaj Detayları

‘Güller ve Günahlar’ ve ‘Eşref Rüya’ gibi önemli projelerde rol alan Neslihan Arslan, yeni sezon çalışmalarını ve oyunculuk tercihleriyle ilgili samimi açıklamalarda bulundu. Oynadığı karakterlerin karmaşıklığı ve hikâyedeki yerleri üzerine düşüncelerini paylaşan Arslan, özellikle zor karakterleri tercih ettiğini vurguluyor.
Yönetmen Deniz Can Çelik ile yaptığı detaylı tartışmalar sonrasında Tülay karakterine karar verdiğini anlatan oyuncu, bu kararın hikâye ile tutarlılığı ve karakterin içsel yolculuğunun kendisine uygunluğundan kaynaklandığını belirtiyor. Arslan, “Karakterin zorlu olması ve Deniz Hoca’yla yaptığımız görüşmeler sonrası içime sinmiş olması önemliydi,” dedi.
Rol Seçimindeki Kriterleri ve Karakter Algısı
Arslan, sahip olduğu çeşitli rolleri “hikâye önemli” diyerek hikâyenin anlatım şekline göre karakter seçiminde tarafını belli ettiğini söylüyor. Kendisine yöneltilen, Tülay’ı Nimet’e benzetip benzetmediği sorusuna ise “Benzetmediklerini, en büyük ortak noktalarının kötülük yapmaları olduğunu” belirtiyor. Ona göre, insanları farklı kılan, neleri yaşadıktan sonra aynı kötülükleri yaparlarsa da o noktaya nasıl geldikleri ve onlardan ne çıkardıklarıdır.

Oyunculuk ve Karakter Çalışmaları
Güçlü performans sergilemekten hoşlandığını dile getiren Arslan, “Kendime kızdığım konu yok şükür” diyerek mesleğine olan saygısını ve tutkusunu ortaya koyuyor. Oynamak istediği belirli bir rol olmadığını, kendisinin kafasına yatan her karakteri sevgiyle çalışmayı tercih ettiğini anlatıyor.

Meslek Hayatı ve Kendini Geliştirme
Yıllar geçtikçe mesleğine olan sevgisinin ve kendini geliştirme isteğinin sürdüğünü vurgulayan Neslihan Arslan, “Kendimden razıyım ve bugüne kendimi geliştirmeye devam ediyorum,” diyor. Bu süreçte kimi hataları olduğunu kabul ederken, ilerisi için daha da öğrenmeye devam edeceğine inanıyor.

Güzellik, İç Dünya ve Kendini Değerlendirme
Sosyal medyada sıkça karşılaştığı yorumlarda kendisini “çekici” bulan kişiler olduğunu belirten Arslan, güzellik ve çirkinliğin “insanın içinden gelen enerji” olduğunu savunuyor. Kendisini sevmenin ve ilgilenmenin önemli olduğunu, herkesin güzelliğinin içten geldiğine inanıyor. “Kendimle ilgilenmeyi seviyorum ve bu da bana iyi geliyor,” diyerek özbakımına verdiği önemi vurguluyor.
Aşk ve İlişki Anlayışı
İlişki ve aşk konusunda ise, “İyi bir arkadaş olmadan, karşılıklı güven ve samimiyetle ilerleyen ilişkileri tercih ederim,” diyerek samimi ve güvene dayalı ilişkilerin kendisi için öncelikli olduğunu söylüyor. Aile, arkadaş ve iş ortamlarında, soru işaretleri olmadan iletişimin önemine dikkat çekerek, güvenin temel taşı olduğunu vurguluyor.
Hayattaki En Büyük Tavır ve Tahammüller
En tahammül edemediği unsurun “ısrar” olduğunu belirten Arslan, bu tutumu ciddi bir çatışma ve iletişim kopukluğu nedeni sayıyor. Hedeflerine ulaşırken sabrı ve karşı tarafın duygularını gözetmenin, onun için en önemli kırmızı çizgi olduğunu anlatıyor.




