Dünya

Fransa’da Esad Hakkında Yargı Süreci ve Gelişmeler

Önemli Bir Duruşma Güncellemesi

Yerel saatle saat 15.00’te gerçekleştirilecek olan önemli bir duruşmada, Yargıtay, Paris Temyiz Mahkemesi’nin Esad hakkında çıkardığı tutuklama emrini değerlendirecek. Bu süreç, Suriyeli devrik liderin hukuki statüsü ve dokunulmazlığına ilişkin kritik bir dönemeçtir. Mahkeme, Esad’ın uluslararası hukuktaki konumunu göz önünde bulundurarak, tutuklama emrinin geçerliliği veya iptali yönünde karar verecek.

Yargıtay’ın bu kararında, Esad’ın resmi dokunulmazlığının kaldırılıp kaldırılmayacağı ve böylece onun hakkında uluslararası tutuklama emrinin devam edip etmeyeceği belirlenmiş olacak. Bu gelişme, hem bölgesel hem de uluslararası hukuk açısından büyük bir öneme sahip olup, Esad’ın yargılanması olasılığını güçlendirmektedir.

Önemli Bir Duruşma Güncellemesi

Uzman Görüşleri ve Kamuoyu Yorumları

Ulusal basında yer alan bilgiler ışığında, davanın taraflarından biri olan Suriye Medya ve İfade Özgürlüğü Merkezi (SCM) Başkanı Mazin Derviş, Yargıtay’ın Esad aleyhindeki kararının büyük bir dönüm noktası olacağını ifade etti. Derviş, bu kararın mağdurlar açısından bir zafer anlamına geldiğini ve ilk defa ulusal bir soruşturma mahkemesinin, görevde olduğu dönemdeki bir devlet başkanı hakkında tutuklama emri çıkarma hakkı kazandığını vurguladı.

Fransa’da Esad Hakkında Başlatılan Soruşturma ve Hukuki Süreç

Paris’teki mahkeme, SCM avukatlarından oluşan Açık Toplum Adalet Girişimi (OSJI) ile Suriye’deki insan hakları ihlallerini belgeleyen Suriye Arşivi’nin yaptığı şikayetler üzerine Esad hakkında resmi soruşturma başlatmıştı. Bu soruşturma, özellikle 2013 yılında gerçekleşen Doğu Guta kimyasal saldırılarında insanlığa karşı suç ve savaş suçu işlendiği iddialarıyla 2021 yılında genişletilmişti. Mahkeme, Kasım 2023’te Esad’ı bu saldırılarda suçlu bulmuş ve uluslararası hukuk kapsamında tutuklama emri çıkarmıştı.

Fransa Ulusal Terörle Mücadele Savcılığı (Pnat), görevdeki devlet başkanlarının yargılanmasında uluslararası hukuktaki dokunulmazlık prensibini temel alarak, Esad hakkında çıkarılan tutuklama emrine itiraz etmiş ve bu konuda hukuki temelde temyize başvurmuştu. Bunun üzerine, Paris Temyiz Mahkemesi 26 Haziran 2024’te alt mahkemenin kararını onaylayarak, Esad’ın tutuklanması yönündeki talebi kabul etti. Mahkeme, uluslararası hukukun temel ilkeleri doğrultusunda, kimyasal silah kullanımının güçlendirilmiş normlar olduğunu ve bu suçların devlet başkanının resmi göreviyle bağdaşmayacağını belirtti.

Mahkeme ayrıca, Esad’ın Suriye’de bu suçlardan yargılanamayacağı ve kişisel dokunulmazlığından feragat etmediği görüşünü benimseyerek, Fransa’da çıkarılan tutuklama kararının hukuki geçerliliğini vurguladı. Esad’ın sürgünde olması ve suçlamaları reddetmesine rağmen, mahkemenin kararı, uluslararası hukukun ve adaletin sağlanması adına önemli bir adım olarak kabul ediliyor.

Yargıtay Kararının Hukuki ve Siyasi Önemi

Yargıtay’ın, Esad’ın dokunulmazlıktan yoksun olduğuna hükmetmesi halinde, bu durum onun kimyasal saldırılar gibi ciddi suçlardan yargılanmasının önünü açacak. Bu karar, özellikle insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarıyla itham edilen, görevde veya görevde olmayan devlet liderlerinin, yabancı mahkemelerde yargılanması için emsal teşkil edebilir. Bu durum, uluslararası adalet açısından da önemli bir dönüm noktası olacaktır.

Doğu Guta Katliamı ve İnsan Hakları İhlalleri

Suriye yönetimi, 21 Ağustos 2013 tarihinde başkent Şam’ın Doğu Guta bölgesinde kimyasal silah kullanarak yaklaşık 1400 sivilin ölümüne neden olmuştu. Bu trajik olayda, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere binlerce sivil, zehirli gazlara maruz kalmış ve yaşamlarını kaybetmişti. Uluslararası toplum, bu katliamı büyük bir insanlık suçu olarak kabul etmiş ve sorumluların yargılanmasını talep etmiştir.

2018 yılında, Esad yönetimi ve Rusya’nın yoğun bombardımanı ve kuşatmasıyla, Doğu Guta bölgesi neredeyse tamamen harabeye dönmüş ve muhalifler bu bölgeden tahliye olmak zorunda kalmıştı. Suriye İnsan Hakları Ağı’nın raporları, Suriye’de iç savaş başladıktan sonra, muhaliflerin kontrolündeki bölgelerde 217 kez kimyasal silah saldırısı düzenlendiğini ortaya koymuştur. Bu saldırılar, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar kapsamında uluslararası hukukta ciddi suçlar olarak değerlendirilmektedir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün