25 Eylül akşamı saat 22.00’de, Deprem Araştırmacısı Ahmet Yakut, sosyal medya hesabı üzerinden takipçileriyle bir araya gelerek güncel depremler ve bölgenin riskleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Yakut, Sındırgı bölgesindeki depremin şu aşamada sönümlenmediğini ve ilerleyen zamanlarda yeniden 4 ve 4.5 büyüklüğünde sarsıntıların olabileceğine dikkat çekti.
Paylaştığı bilgilerde, bölgenin doğusuna doğru bir hareketlilik olursa ve 5 büyüklüğünde yeni bir deprem gerçekleşirse, bu durumu tekrar değerlendirebileceklerini belirtti. Özellikle Emet ve Simav taraflarının, 5.8 büyüklüğüne kadar depremler üretebilecek bölge sınırlarında yer aldığını vurguladı. Yakut, “Dikkat edilmelidir” diyerek, halkın ve yerel yetkililerin bu bölgelere karşı hazırlıklı olması gerektiğine işaret etti.
Depremin Ardındaki Fay ve Riskler
Yakut, son dönemdeki depremlerin altında yatan temel neden olarak, bölgede aktif olan fayları gösterdi. 5.4 büyüklüğündeki Simav Yemişli depreminin Nisan ayından beri hareket halinde olan kısa fayların kırılmasıyla meydana geldiğini söyledi. Bu durumun ardından, bölgedeki farklı fayların aktif olma potansiyeline sahip olduğunu ifade etti.

Yakut, “Katrandağı ve Emet civarında, 5.8 seviyesini aşmayacakyen bağımsız depremler riski mevcuttur. Aynı zamanda, Ege Denizi, Midilli ve Çandarlı Körfezi açıklarında da sismik aktivitenin devam ettiğini ve bu alanların özellikle dikkatle izlenmesi gerektiğini belirtti. Bu bölgelerin önümüzdeki süreçte 6.3 büyüklüğüne kadar deprem üretebileceğini öngörüyor” dedi.

2024 Yılı ve Önceden Uyarılar
2024 yılında, Ahmet Yakut, yapmış olduğu uyarılarda, Sındırgı bölgesine dikkat çekmişti. Yılın başlarında gerçekleşen Afyon’daki 4.4 büyüklüğündeki depremin ardından, Yakut 11 Temmuz 2024 tarihindeki açıklamasında, yaklaşık 13 ay önce yaşanan Sındırgı depremine vurgu yaparak, bölgede yeni bir risk olduğunu belirtti.

Yakut, “1970 Gediz depremi sonrası hareketli bir hat oluştu ve burada 5.5 ile 6 arasında bir deprem beklentisi var. Bu nedenle, Sındırgı ve Bigadiç hattı daha fazla önem kazanmış durumda. Bu bölgeye özellikle dikkat edilmelidir. Ayrıca, daha büyük bir 5.8 büyüklüğünde deprem olasılığı da göz ardı edilmemeli. Bu, hemen değil ama ilerleyen zamanlarda karşımıza çıkabilir” dedi.

Uzmanın vurguladığı bir diğer önemli nokta ise, Fethiye-Burdur fay zonu sayesinde bölgenin uzun vadeli depremsellik envanterine sahip olmasıdır. Bu, bölgeye ilişkin risklerin sistematik ve uzun vadeli planlamalarla yönetilmesi gerektiğini gösteriyor.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!