Dünya Startup

BM’deki İki Devletli Çözüm Konferansı başladı

BM'deki İki Devletli Çözüm Konferansı başladı. Barış ve istikrar için önemli adımlar atılıyor. Detaylar ve gelişmeler için takipte kalın.

İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’daki ilhak ve etnik temizlik politikaları, bölgedeki barış umutlarını ciddi şekilde zayıflatmaya devam ederken, uluslararası toplumda da derin endişelere yol açmaktadır. Bu durum, özellikle Birleşmiş Milletler’de gerçekleştirilen yüksek düzeyli uluslararası konferansta dikkat çekici bir şekilde gündeme taşındı. Konferansta, iki devletli çözümün sağlanmasının önündeki engeller, zamanın hızla tükenmesi ve acil atılması gereken somut adımlar konusunda uyarılar yükseldi. Bu toplantıya, Dünya genelinden birçok üst düzey diplomat ve hükümet yetkilisi katılarak, uzun süredir devam eden İsrail-Filistin çatışmasına çözüm arayışlarını bir kez daha dile getirdi.

Konferansın açılışında, Fransa ve Suudi Arabistan’ın dışişleri bakanlarının yanı sıra BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de önemli mesajlar verdi. Bu toplantıya ev sahipliği yapan ülkelerin temsilcileri, bölgedeki mevcut durumun barış ve istikrarı tehdit ettiğine dikkat çekerek, iki devletli çözümün vazgeçilmez bir öncelik olduğunu vurguladı. Ancak, artan ilhak girişimleri ve askeri operasyonlar, bu çözümün ulaşılabilirliğini ciddi şekilde gölgelemekte. Uluslararası toplum, özellikle bu kritik dönemde, somut mekanizmalar ve acil eylem planları geliştirilmesi çağrısında bulunuyor.

Fransa ve Suudi Arabistan’dan Çarpıcı Mesajlar

Fransa’nın dışişleri bakanı Jean-Noel Barrot, yaptığı konuşmada, ülkesinin hem Yahudi halkının hem de Filistin halkının var olma hakkını savunduğunu belirtti. Barrot, “Fransa, şiddet döngüsünün sona erdirilmesinin tek yolunun, iki ayrı devletin barış içinde yan yana yaşaması olduğunu düşünüyor” dedi. Ayrıca, Gazze’de devam eden askeri operasyonların ve sivillere yönelik sivil kayıpların, bölgedeki barış umutlarını ciddi anlamda zedelendiğine dikkat çekti. Barrot, özellikle Batı Şeria’daki yerleşimlerin hızla artması ve aşırılık yanlısı yerleşimcilerin Filistin topraklarındaki saldırı ve tahribatlarına da vurgu yaptı. Bu gelişmelerin, iki devletli çözüm için ortaya konan umutları daha da zayıflattığını belirtti. İsrail Meclisi’nin (Knesset) Batı Şeria’nın ilhakını onaylamasının, durumun daha da umutsuz hale gelmesine neden olduğunu vurguladı ve “Zaman artık aleyhimize işliyor. Bu nedenle, iki devletli çözüm için acilen somut adımlar atılmalı” dedi.

Fransa ve Suudi Arabistandan Carpici Mesajlar

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud ise, ülkesinin bölgedeki temel hedefinin, Filistin halkının ekonomik kalkınması ve gelişimi olduğunu belirtti. Ferhan, “Filistin ekonomisinin güçlendirilmesi ve kalkınma projelerinin hızlandırılması, barış inşasının temel taşlarından biridir” diyerek, uluslararası finans kuruluşlarının, özellikle Dünya Bankası ve IMF’nin, bu süreçteki kritik rolüne vurgu yaptı. Ayrıca, ülkelerinin 1967 sınırları içinde, Doğu Kudüs’ü başkent yapacak bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulması için çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Ferhan, “İşgali sona erdirecek, bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulması ve bölgedeki güvenliğin sağlanması adına somut mekanizmalar üzerinde yoğunlaşıyoruz” dedi. Bu açıklamalar, bölgedeki kalıcı barış ve istikrarın sağlanması yolunda atılacak adımların önemini bir kez daha ortaya koyuyor.

Guterres’ten Uyarı ve Son Çağrı

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, yaptığı konuşmada, Filistin sorununun iki devletli çözüm olmadan sürdürülebilir olamayacağına dikkat çekti. Guterres, “Bir Filistin Devleti, sadece bir hak değil; aynı zamanda uluslararası toplumun temel bir sorumluluğudur. Bu hakkın reddedilmesi, aşırılık yanlılarına alan açmak anlamına gelir” diyerek, zamanın hızla tükenmekte olduğunu vurguladı. Guterres, 1967 sınırları temelinde, Kudüs’ün iki tarafın da başkenti olduğu ve güvenli sınırlar içinde iki devletin yan yana yaşayabileceği bir düzenin önemini tekrar hatırlattı. Ayrıca, uluslararası toplumun ve bölge ülkelerinin, acil ve geri dönülemez adımlar atması gerektiğine işaret ederek, “Güven azalıyor, kurumlar zayıflıyor ve umutlar tükeniyor. Bu nedenle, zaman kaybetmeden somut eylemlerle iki devletli çözümün yaşatılması gerekiyor” dedi.

Guterres, “Hiçbir ulus, kalıcı güvensizlik içinde yaşamamalı. Hiçbir halk, sürekli bir işgal altında kalmamalı. Bu, Birleşmiş Milletler Şartı’nın ve uluslararası hukukun temelidir. Bu çağrıya cesaretle ve kararlılıkla yanıt vermeli, barış yolunu ısrarla takip etmeliyiz” diyerek, uluslararası toplumun ortak sorumluluğuna vurgu yaptı. Bu kritik dönemde, bölgedeki her aktörün, barış ve güvenlik adına, adil ve kalıcı çözümler için çaba göstermesi gerektiği mesajını yineledi.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

💬 Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yorumunuzu göndererek Gizlilik Politikası'nı kabul etmiş olursunuz.