Katil İsrail’in kıtlığı dayattığı Gazze’de 5 kişi daha açlıktan hayatını kaybetti

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, bölgedeki trajik insani durumun boyutlarını gözler önüne seriyor. Son 24 saat içerisinde, açlık nedeniyle yaşamını yitiren Filistinli sivillerin sayısı maalesef artmış ve bu acı tabloya yeni ölümler eklenmiştir. Açlıktan hayatını kaybedenlerin toplam sayısı, 93 çocuk ve 180 yetişkin olmak üzere ciddi bir insani krizle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.
Gazze’de yaşanan bu insani felaket, bölgenin hızla büyüyen açlık ve susuzluk krizinin sonuçlarıdır. İsrail’in uyguladığı yoğun kuşatma ve saldırılar, bölgedeki temel yaşam kaynaklarını ciddi anlamda tahrip etmiş durumda. Su, ilaç, tıbbi malzeme ve hijyen ürünlerinin neredeyse tamamına erişim imkânsız hale gelirken, yaşam mücadelesi veren Filistin halkı, her geçen gün daha da zor bir durumla karşı karşıya kalıyor.
Açlık ve İnsani Felaketin Boyutları
Gazze Şeridi’nde özellikle çocuklar olmak üzere birçok sivil, açlık ve susuzluk nedeniyle yaşamını yitiriyor. Yerel ve uluslararası gözlemciler, İsrail’in “açlık ve susuzluğu silah olarak kullanmaya” devam ettiğini belirtiyor. Bu uygulamalar, bölgedeki insani yardım girişlerini engelleyerek, durumu daha da ağırlaştırmaktadır.
İsrail ordusu, sivil altyapıyı tamamen tahrip ederek, Gazze’nin yaklaşık %88’ini hasar görmüş hale getirmiştir. Ayrıca, sürgün emirleriyle binlerce Filistinli yerlerinden edilmekte ve bu kişiler sık sık hedef alınan bölgelerde yaşam mücadelesi vermektedir. Nüfusu yaklaşık 2,3 milyon olan Gazze’de, saldırılar ve zorunlu göçler nedeniyle yaklaşık 2 milyon kişi evinden uzaklaştırılmıştır.
Yaşam Koşulları ve İnsan Hakları İhlalleri
Yerinden edilen Filistinliler, temel ihtiyaçlardan mahrum, derme çatma çadırlarda veya aşırı kalabalık alanlarda yaşamaya çalışıyor. Hijyen koşullarının neredeyse hiç uygun olmadığı, lavaboların yetersiz kaldığı, bulaşıcı hastalıkların hızla yayıldığı bu bölgelerde, hayatta kalmak büyük bir mücadele haline gelmiştir.
İsrail ordusu, günlük düzenlediği saldırılarla, yerinden edilen sivillerin barındığı çadırları ve sivil noktaları yoğun bir şekilde bombalayarak, yaşam alanlarını daha da daraltıyor ve durumu giderek daha da kritik hale getiriyor.




