‘Karım olmasa ben çok yaşamazdım’ demişti… 43 yılda ihaneti de kavgayı da tattılar… Efsane aşıkları ölüm ayırdı

Sharon Osbourne, kariyerinin başlarından itibaren hayatındaki en önemli kişilerden biriyle tanıştı. Bu kişi, onun hayatını değiştiren ve büyük bir aşk hikâyesinin başlangıcını simgeleyen ünlü şarkıcı Ozzy Osbourne’du. O dönemde Sharon henüz sadece 18 yaşındaydı ve şanslıydı çünkü babası, dünyanın en büyük ve etkili rock gruplarından biri olan Black Sabbath’ın menajerliğini yapıyordu. Bu sayede genç kız, müzik dünyasının içinden gelen bu büyük isimle tanışma fırsatı yakalamıştı.
MÜSTAKBEL KOCASINI 18’İNDE TANIMIŞTIİlerleyen yıllarda, Sharon’un ailesi bu ilişkiden uzak durmaya çalışsa da, kader onları tekrar bir araya getirdi. Babası müzik sektöründen ayrıldıktan sonra, Ozzy’nin kötü alışkanlıkları ve bağımlılıkları nedeniyle işler zorlaşmıştı. Ozzy, alkol ve uyuşturucu bağımlılığıyla boğuşurken, Sharon devreye girdi ve onun menajeri olmaya başladı. Bu, ikilinin hem iş hem de aşk hayatını iç içe geçiren bir dönemin başlangıcıydı. Sharon, yıllar sonra verdiği bir röportajda, “Bizim aşkımız ilk görüşte aşk değildi. Birlikte çalışmaya başladıktan sonra, duygularımız yoğunlaştı ve sonunda bu aşk büyüdü” ifadelerini kullanmıştı.
Çift üç yıllık birlikteliğin ardından 1982’de evlendi ve Ozzy 22 Temmuz’da, 76 yaşında hayatını kaybedene kadar hiç ayrılmadılar.
FIRTINALI BİR AŞK VE 43 YIL SÜREN BİR EVLİLİK
Bu ilişkide, aşkın iniş çıkışları ve zorluklar hiç eksik olmadı. Ünlü çift, zaman zaman büyük kavgalara sahne olan ilişkiler yaşadı. Bazı tartışmalar, hatta göz önünde yaşananlar, onları yıprattı ve bazen birbirlerinden uzaklaşma noktasına getirdi. Ancak, ne kadar zor zamanlar geçirse geçsin, birbirlerinden kopamadılar ve 43 yıl boyunca bu evliliği sürdürmeyi başardılar. Bu süreçte, Sharon’un kariyerinin ilk yıllarından, MTV ekranlarında yayınlanan “The Osbourne’s” adlı reality şovlarına kadar, aile hayatları ve ilişkileri hep kamuoyunun gözü önünde yaşandı.

“O BENİM RUH EŞİM” DEMİŞTİOzzy Osbourne, tüm bu yıllar boyunca eşine olan sevgisini ve bağlılığını her fırsatta dile getirdi. Karısı için “O benim ruh eşim” diyordu ve hayatını onun sayesinde sürdürebildiğine inanıyordu. Bir röportajında, “Bazen onu seviyorum, bazen sevmiyorum. Bazen ona kızıyorum. Ama en sonunda, onu dünyadaki her şeyden çok seviyorum. Onsuz yaşayamam ve yaşamak istemem” ifadelerini kullandı. Ayrıca, “Bazen onu çok kıskanıyorum, bazen de onun gitmesini istiyorum. Ama tüm bunlara rağmen, ona olan sevgim her zaman daha büyük” diyerek duygularını samimiyetle paylaştı. Özellikle, yaşamının son yıllarında Parkinson hastalığıyla mücadele eden Ozzy, bu süreçte de eşine olan sevgisini ve minnettarlığını dile getirdi; “Ve ona olan sevgim şimdi her zamankinden daha büyük” sözleriyle duygularını ifade etti.

“KARIM OLMASA BEN ÇOKTAN ÖLMÜŞ OLURDUM”
Ozzy, eşi Sharon’a olan derin bağlılığını ve sevgisini her fırsatta dile getirdiği kadar, onun kendisi için ne kadar önemli olduğunu da vurguladı. “O benim kalbim ve ruhum. Sahip olduklarım için ne kadar şanslıyım, Sharon olmasaydı çoktan ölmüş olurdum. Hayatta kalamazdım” diyerek, onun ona verdiği güç ve yaşam sevincini anlatıyordu. Ancak, aynı zamanda, yıllarca süren evlilikleri boyunca pek çok zorluğu ve ihanetleri de yaşadılar. Sharon, Ozzy’nin birkaç kez onu aldatmasının acısını uzun süre içselleştirdi ve bu durumu kabullenmekte zorlandı. “O, çok komik, esprili ve zeki bir adamdı, ama aynı zamanda çok savunmasızdı. Onu tanıdığım en tatlı ve en komik adam olarak görüyordum çünkü her konuda çok kırılgandı ve bu beni ona daha da çekiyordu” diyerek, onun duygusal yönlerini ve iç dünyasını anlatmıştı.

KOCASININ İHANETİ ORTAYA ÇIKINCA DÜNYASI BAŞINA YIKILMIŞTI
Ozzy’nin, dört yıl boyunca saçlarını yapan kuaförüyle yaşadığı ilişkinin ortaya çıkmasıyla, her şey değişti. Bu ihanet, Ozzy’nin seks bağımlılığı nedeniyle rehabilitasyona girmesine sebep oldu. Sharon, kocasının ufak tefek kaçamaklarını biliyor ve sessiz kalıyordu. Ancak, 2012’den 2016’ya kadar devam eden ve sadece fiziksel olmayan ilişkileri de kapsayan skandal, onların ilişkisini derinden sarsmaya başladı. Bu durum, Sharon’ı çok derinden etkiledi ve 2016 yılında, ilişkiyi öğrendikten sonra, intihara teşebbüs etti. “Kaç tane hap aldığımı bilmiyorum. Sadece ‘Çocuklarım büyüdü, iyi durumdalar ve kendilerine bakabilirler’ diye düşündüm. Bu yüzden aşırı doz aldım ve kendimi yatak odasına kilitledim. Hizmetçi odanın kapısını çaldığında, beni gördü ve her şey ortaya çıktı” şeklinde anlatmıştı.

Sharon, bu acı olaylar sonrası, kocasını evden kovdu ve boşanmayı düşündü. Ancak, uzun süredir yaşadığı bu zorlu süreçte, onunla olan bağını koparmadı ve sonunda, tüm yaşananlara rağmen, onu bırakmadı. Ozzy ise, 2016’dan sonra yaşadığı ilişkilerin ve aldatmaların ardından, yeniden alkol ve uyuşturucu batağına düştü. Mayıs 2016’da, “The Talk” programında, Ozzy’nin ilişkisini ilk kez açıkça dile getiren Sharon, “63 yaşındayım ve böyle yaşamaya devam edemem” diyerek, yaşadığı hayal kırıklığını ve yorgunluğu ifade etti. Tüm bu zorluklara rağmen, birbirlerinden kopamayan çift, aşklarını ve bağlılıklarını korumayı başardı.

Ozzy, 2020 yılında Parkinson hastalığına yakalandığını açıkladı. Aslında, bu hastalık onun 2003 yılından beri gizlice mücadele ettiği bir hastalıktı. O dönemlerde bu durumu kimse bilmiyordu ve hastalığıyla ilgili gerçekleri saklamıştı. Yaşadığı zorluklar ve sağlık sorunları, onun yaşam kalitesini ciddi anlamda etkiledi. 2019’da merdivenden düşerek ciddi şekilde sakatlanan Ozzy, birçok ameliyat geçirdi ve, aslında, bir daha tam anlamıyla iyileşemedi.

Bu süreçte, Sharon’ın onun yanında olması ve ona verdiği destek, onun en büyük tesellisi oldu. Özellikle, onun yaşamını sürdürebilmesi ve hayata tutunabilmesi için Sharon’un gösterdiği sevgi ve fedakârlık, ilişkilerinin temel taşını oluşturdu. Ozzy, “Karım olmasa, ben çoktan ölürdüm” derken, bu sözlerin arkasında, onun kendisi için ne kadar hayati önemde olduğunu anlatmaya çalışıyordu.

Cenaze ve Son Yolculuk
Ünlü şarkıcının cenaze töreni, dün memleketi Birmingham’da gerçekleşti. Törene, ailesi ve yakın dostları katılırken, hayranlar da büyük bir ilgiyle katılım gösterdi. Çelenklerle süslenmiş cenaze arabası, kalabalık bir konvoy eşliğinde ilerledi ve sokaklar, Ozzy’nin ve Black Sabbath’ın unutulmaz şarkılarıyla yankılandı. 72 yaşındaki Sharon Osbourne, cenaze boyunca oldukça zor anlar yaşadı ve çocuklarına tutunarak ayakta durmayı başardı. Kendisi, cenaze sırasında boynuna kocasının alyansını taktı ve hayranlarına veda ederken gözyaşlarını tutamadı. Gözleri dolu olan Sharon, ellerini kaldırıp barış işareti yaptı ve kocasına olan sonsuz saygısını gösterdi.

Ozzy’nin, vasiyetinde, kendisini yeşil ve çiçekli bir yere gömülmesini istemesi herkes tarafından biliniyor. Sharon’un da onay verdiği bu karar doğrultusunda, onun isteği doğrultusunda, ailesinin ve yakınlarının katılımıyla, evlerinin bahçesine defnedilecek. Bu özel tören, sadece aile üyeleri ve çok yakın dostların katılımıyla gerçekleşecek. Ozzy’nin, ilk evliliğinden Jessica ve Louis adında iki çocuğu bulunurken, Sharon ile olan evliliğinden ise Aimee, Kelly ve Jack adında üç çocuğu dünyaya geldi. Bu büyük ve duygusal veda, ailesi ve hayranları için unutulmaz bir anı olarak hafızalarda yer aldı.











