Bodrum’da Gastronomi ve Sanat Rüzgarları: Culinary Arts Dinner Deneyimi

Turizm ve Gastronomi Bir Arada Yükseliyor
Turizm sektörü, pandemi öncesi parlak günlerine yeniden ulaşmak için yoğun bir çaba sarf ediyor. Sanat yatırımları, özel sergiler, deneyim odaklı etkinlikler ve gurme restoranlar, bu dönüşümün öncüleri arasında yer alıyor. Michelin ve Gault&Millau gibi prestijli rehberlerin kapsama alanlarına turizm bölgelerimizin de katılması, kıyılarımızda gastronomi alanında yeni bir hareketlilik başlatmış durumda. Bodrum başta olmak üzere tüm kıyılarımızda “fine dining” konseptli restoranların sayısı hızla artarken, oteller de gastronomi haftaları düzenleyerek, ünlü şefleri ağırlıyor ve mutfaklarını onların vizyonuna açıyorlar.

Geçen hafta Bodrum’daki Arts Otel’de gerçekleşen özel bir etkinliğe katılma fırsatı buldum. Otelin devasa kapılarından içeri adım attığınızda sizi gerçekten de sanatın ve lezzetin buluştuğu eşsiz eserler karşılıyor. Yüksek tavanlı lobiden bahçeye, hatta plaja doğru ilerlerken, henüz gün batmadan önceki atmosferin tadını çıkarabilirsiniz. Dieci Ristorante, tam denizin kıyısında konumlanmış olup, masalar birbirinden rahat ve mesafeli. Gün batımını izlerken, servisler başlıyor ve lezzet yolculuğu başlıyor.
Şef Can Aras ile Denizlerin ve Lezzetlerin Şöleni
Menüye ilk olarak, kreşendo gibi başlayan deniz ürünleri taramasıyla giriş yapıyoruz. Bu başlangıç, sadece yumurta, zeytinyağı ve limonla hafifçe yapılan ve yanında kıtır simit parçalarıyla sunulan bir lezzet patlaması. Günümüzde pek çok yerde bolca ekmek ve mayonez eşliğinde servis edilen bu tarz tarifler yerine, burada denizin saf tadını ön plana çıkaran özgün bir dokunuş söz konusu.

Ardından, üç farklı başlangıç ile devam ediyoruz. İlki, kürlenmiş akya saşimi; şef Can Aras’ın deniz ürünlerini kürleme ve kuru dinlendirme teknikleriyle özgünleştirdiği bu lezzet, kişniş vinegret ile taçlandırılmış. İkinci olarak, tazeliğin ve zarafetin simgesi olan orkinos crudo geliyor; siyah trüf sosun zenginliğiyle, semizotunun sadeliği ve tazeliğiyle mükemmel bir denge sağlanmış. Ayrıca, yanında disk şeklinde kıtırlaştırılmış kruvasan ile servis edilen karides tartarını da unutmak mümkün değil. Bu lezzet kombinasyonu, tereyağlı kruvasan parçasını tartar ile buluşturduğumda, damağımda unutulmaz bir aroma patlaması yaşadım.
Denizden Gelen Enfesler ve Sürpriz Tatlar
Özellikle denizci aşı midye ve domates salatası gibi ara sıcaklar, deniz ürünlerinin enfes bütünlüğünü ortaya koyuyor. Artık dayanamayarak, bakır sahandaki midye, vongole, karides ve kuşkonmazın sosuna ekmekleri banmaya başlıyoruz. Yan masalara göz attığımda, farklı salatalara ve midye soslarına şamandıra usulü eklemelerin yapıldığını fark ediyorum. Bu özgün dokunuşlar, yemeklere ayrı bir karakter kazandırıyor.
Şef Can Aras ile biraz sohbet ettiğimde, kendisine “Ana yemeğe yer kalmadı” dediğimde, güler yüzü ve muzipliğiyle karşılık verdi. Kendisi 30 yaşına kadar beyaz yaka olarak yöneticilik yapmış, ancak yemek tutkusunun peşinden giderek sıfırdan yeni bir hikâye yazmış bir şef. Bu cesur adım ve samimi duruş, onu farklı kılıyor. Yakında yeni bir mekan açmayı planlayan şefin, yaratıcılığı ve ustalığı ile dikkat çektiği ortada.

Lezzetin Ana Yemeği: Branzino
Günün ana yemeği ise, taş fırında pişirilmiş, derisi alınmış ve sulu sulu sunulan levrek (branzino). Yanında sotelenmiş mantar ve bamya gibi hafif sebzelerle servis edilen bu tabak, sadeliği ve lezzetiyle adeta büyülüyor. Yemeğin sonunda, yerim kalmadığını söylememe rağmen, büyük bir keyifle bitiriyorum. Metro Türkiye’nin Premium levrek seçkisiyle hazırlanan bu tarif, sürdürülebilirlik ve kaliteyi ön planda tutan bir yaklaşımın sonucu. Yaz boyunca sürecek olan Culinary Arts Dinner etkinlikleri kapsamında, Metro Türkiye’nin Wise Wine şarap seçkisi de masalarda yer alacak.

Gelecek ve Yenilikler
Bu özel şef gecelerinin bir diğer önemli adresi ise, Arts Otel’in Kaen Sushi mutfağı. Burada, Anadolu mutfağını özgün yorumlarıyla yeniden şekillendiren ve kısa sürede birçok ödüle layık görülen şef Selen Mağzalcıoğlu, yenilikçi sushi menüsüyle Bodrum’da gastronomi tutkunlarının ilgisini çekiyor. Bodrum’da yaşayanlar ve ziyaretçiler, bu eşsiz deneyimi kaçırmamalı. Yani, Bodrum’un eşsiz doğası ve denizi kadar, mutfaklarında da yeni ve özgün tatlar keşfetmek isteyenler için, bu etkinlikler büyük bir fırsat sunuyor.




