
Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche’ın, Jeffrey Epstein soruşturmasına ilişkin üç milyondan fazla yeni belgeyi kamuoyuna sunduğunu açıklamasının ardından, bu dosyalarda eski Başbakan Thorbjorn Jagland, Norveç’in Amman Büyükelçisi Mona Juul ve eşi Terje Rod Larsen ile eski Dışişleri Bakanı ve Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Başkanı Borge Brende gibi isimlerin geçtiği belirlendi.
Okokrim Başkanı Pal Lonseth, ulusal basına yaptığı açıklamada, “Epstein belgelerini inceledik ve içeriği doğrultusunda bir soruşturma başlatma olasılığını değerlendiriyoruz,” ifadelerini kullandı.
Lonseth, söz konusu belgelerde çok sayıda Norveçlinin isminin geçmesinin bir soruşturma başlatılması için temel etken olup olmadığı yönündeki soruya, “Evet, bu da nedenlerden biri,” şeklinde yanıt verdi.
Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit’in de Epstein belgelerinde yer alması hakkında yorum yapmaktan kaçınan Lonseth, “Şu anki önceliğimiz belgelerde açığa çıkan bilgilerdir ve bu dokümanları bizzat incelemeyi arzu ediyoruz. Bu çerçevede, herhangi bir şahıs listesi sunmayacağız,” açıklamasında bulundu.
Öte yandan, Prenses Mette-Marit ve eski Başbakan Jagland, Epstein ile olan ilişkileri nedeniyle üzüntülerini dile getirmiş, Büyükelçi Juul ise görevinden alınmıştı.
En az 14 yaşında olanlar da dahil olmak üzere reşit olmayan çok sayıda kız çocuğuna cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamalarıyla yargılanan Epstein, 10 Ağustos 2019 tarihinde New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi’ndeki hücresinde ölü olarak bulunmuştu.
Kamuoyuna sunulan Epstein dava dosyaları, eski Prens Andrew, ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi tanınmış simaların da adlarını içeriyordu.
Amerika Birleşik Devletleri Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ise, ABD Adalet Bakanlığı ile gerçekleştirdiği incelemeler neticesinde, ünlü isimlerden oluşan bir “müşteri listesi” tutulduğuna dair herhangi bir delile rastlanmadığını duyurmuştu. Ayrıca, aralarında hükümet yetkilileri, tanınmış kişiler ve iş insanlarının da bulunduğu şahısların suç ortaklıklarını gizlemek amacıyla öldürüldüğü iddia edilen Epstein’ın, aslında hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığı belirtilmişti.




