Haber Son Dakika

İstanbul’da Bebek Ölümü: Annenin İfadesi Şoke Etti

Fatih'te yaşanan trajik olayda, 2 aylık bir bebek açlıktan hayatını kaybetti. Anne Y.Y.'nin 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayarak bebeğinin nefes almadığını bildirmesi üzerine olay ortaya çıktı. Sağlık ekipleri, bebeğin olay…

Son Güncelleme:

Fatih’te yaşanan trajik olayda, 2 aylık bir bebek açlıktan hayatını kaybetti. Anne Y.Y.’nin 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak bebeğinin nefes almadığını bildirmesi üzerine olay ortaya çıktı. Sağlık ekipleri, bebeğin olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi. Bebeğin şüpheli ölümü üzerine başlatılan soruşturma, anne Y.Y.’nin kan donduran ifadeleriyle derinleşti.

Olayın Detayları ve Soruşturma Süreci

Olay, 30 Aralık tarihinde Fatih’te meydana geldi. Y.Y. adlı anne, 112’yi arayarak 2 aylık bebeğinin nefes almadığını ve hareketsiz olduğunu bildirdi. İhbar üzerine olay yerine giden sağlık ekipleri, bebeğin hayatını kaybettiğini tespit etti.

Bebeğin Sağlık Durumu ve Hastane Kayıtları

Soruşturma sonucunda, bebeğin 5 Kasım tarihinde İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 3,2 kilogram ağırlığında doğduğu ve 7 Kasım’da taburcu edildiği belirlendi. Doğumundan 55 gün sonra yaşamını yitiren bebeğin ağırlığının 2 kilograma düştüğü ve karın bölgesinde içe çökme olduğu tespit edildi. Bu durum, bebeğin yetersiz beslendiği şüphesini güçlendirdi.

Şüphelilerin Tutuklanması ve Annenin İfadesi

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne Y.Y.’nin emniyette verdiği ifade ise olayın vahametini gözler önüne serdi.

Annenin Emniyet İfadesi: Şoke Eden Detaylar

Y.Y., emniyetteki ifadesinde eşiyle sosyal medya aracılığıyla tanıştığını ve ilişkilerinin başlangıcını detaylı bir şekilde anlattı. Hamilelik sürecinde yaşadıklarını ve bebeğin babasıyla olan iletişimini de aktardı. Ancak, ifadesinin en çarpıcı bölümü, bebeğin ölümüyle ilgili anlattıkları oldu.

İlişki Başlangıcı ve Hamilelik Süreci

Y.Y., eşiyle 2024 yılının ilkbaharında sosyal medya üzerinden tanıştığını belirtti. Eşini İstanbul’a çağırdığını ve ilk kez yüz yüze görüştüklerini ifade etti. Annesi ve babasının da bu duruma şahit olduğunu, ancak sonrasında annesinin eşine kızarak evden kovduğunu söyledi. Eşi gittikten sonra hamile olduğunu öğrenen Y.Y., durumu teyzesi ve annesiyle paylaştığını, daha sonra eşini arayarak hamile olduğunu bildirdiğini anlattı. Hamilelik sürecinde düzenli olarak Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gittiğini ve kontrollerde herhangi bir olumsuzluk yaşamadığını belirtti. Erken doğum nedeniyle 15 gün hastanede kaldığını ve bu süreçte babasının yanında olduğunu, annesinin ise çalıştığı için ara sıra geldiğini söyledi. Doğumdan sonra annesi ve babasıyla birlikte yaşadığı eve geçtiğini ve bebeği orada bakmaya başladığını, bebeğin babasına da haber verdiğini ve onun da yanlarına geldiğini ifade etti. Nüfusa gitmeyi unuttuğu için bebeği herhangi bir yere kayıt ettirmediğini ve Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı almadığını da ekledi.

Bebeğin Ölümü ve Sonrası Yaşananlar

Y.Y., ifadesinde bebeğin bakımıyla babasının ilgilendiğini, ilk hafta emzirdiğini, sonrasında ise mama ve sütle beslemeye başladığını anlattı. Mamayla beslemede babasının kendisine yardımcı olduğunu, annesinin ise bu süreçte yanlarında olmadığını belirtti. Tamamen mamaya geçtikten sonra 8 saatte bir 2 ölçek mamayı suyla karıştırıp biberonla beslediğini, ancak mamaya geçtikten sonra herhangi bir kilo değişikliği olmadığını söyledi. Bebeğini en son 31 Aralık 2025 günü sabah saat 11.00 sıralarında canlı gördüğünü, yanında eşi ve babasının da olduğunu, ancak bebeğin mama yemediğini ve zorlamadığını ifade etti. Saat 14.00 sıralarında bebeğin nefesinin kesildiğini, eşinin fark ettiğini, ancak herhangi bir müdahalede bulunmadıklarını ve bebeğin nefes alışverişi tamamen kesilince aynı şekilde yatağa bıraktıklarını anlattı. En şoke eden kısım ise, “Bebeğin öldüğünü fark ettikten sonra bebeği babamın yatağının üzerine bıraktık. Ardından yemek hazırladık yemek yedik,” şeklindeki ifadesi oldu. Ambulansı neden aramadıklarını sorduğunda babasının “şu an çalışmıyorlar ben vakti geldiğinde arayacağım” dediğini, iftar vaktinden sonra ambulansı çağırdıklarını belirtti. Hastaneye gittikten sonra annesinin de yanlarına geldiğini, bebeğin son zamanlarda kilo kaybı yaşadığını, bu durumun son 3 gündür belirginleştiğini, çünkü babasının eşi geldikten sonra bebeği hiç beslemediğini, 3 gündür kendisine ve eşine mama yedirmediğini, bu yüzden de bebekte fazlaca halsizlik ve kilo kaybı oluştuğunu söyledi. Babasının bebeği bilerek aç bıraktığını, kendisi ve eşinin mama vermek istediğini, ancak babasının engelleyerek 3 gün boyunca mama vermediğini, aynı zamanda kendisine “mama verme bırak ölsün” dediğini ve engellediğini iddia etti. Babasının bebeği en başından beri istemediğini ve en sonda da ölmesini istediğini, annesiyle kendisinin ise istediğini, babasının günün her saatinde evde olduğu için bebekle ilgili her şeye müdahale ettiğini de sözlerine ekledi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un Açıklaması

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “İstanbul’un Fatih ilçesinde 2 aylık bebeğin ölümüyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan 4 şüpheli, ‘Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi’ suçundan tutuklanmıştır” dedi. Bakan Tunç, masumiyetin timsali çocuklara yönelik her türlü şiddetin geleceğe ihanet olduğunu ve asla kabul edilemeyeceğini vurguladı.

Esenler’de Otobüs Durağına Bırakılan Bebek

Bu üzücü olayın yanı sıra, Esenler’de de benzer bir olay yaşandı. Esenler’de bir otobüs durağında puset içerisinde bulunan 1 aylık bebek, koruma altına alındı. Oruç Reis Mahallesi’nde 100. Yıl Otobüs Durağı’na 25 Aralık’ta puset içerisinde bırakılan bebeği gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Olay yerine gelen ekipler, 1 aylık olduğu değerlendirilen erkek bebeğin sağlık kontrolünü yaptı. Bebek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından koruma altına alındı. Polis ekipleri, bebeği bırakan kişi ya da kişileri yakalamak için çalışma başlattı.

Bu iki olay, Türkiye’de bebeklerin karşı karşıya kaldığı riskleri ve ihmalleri gözler önüne seriyor. Yetkililerin bu tür olayların önüne geçmek için daha etkin önlemler alması ve kamuoyunun bu konuda daha bilinçli olması büyük önem taşıyor.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

💬 Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yorumunuzu göndererek Gizlilik Politikası'nı kabul etmiş olursunuz.