ABD’nin Miami kentinde, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın dördüncü yılına yaklaşırken, iki Amerikalı ve bir Rus iş insanı bir araya gelerek dikkat çekici bir toplantı gerçekleştirdi. Milyarder emlak yatırımcısı ve Donald Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Trump’ın damadı Jared Kushner ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in uluslararası ekonomik işbirliğinden sorumlu özel temsilcisi Kiril Dmitriyev, Witkoff’un deniz kenarındaki malikanesinde bir araya gelerek, olası bir Trump Ukrayna barış planının ana hatlarını ele aldı. Ancak, bu görüşmenin amacının sadece Rusya-Ukrayna Savaşı’nı bitirme planından daha geniş kapsamlı olduğu iddia ediliyor.
Gizli Toplantının Perde Arkası
The Wall Street Journal’ın “Savaşma, köşeyi dön” başlığıyla duyurduğu habere göre, bu üçlü, Rusya’nın 2 trilyon dolarlık ekonomisini canlandıracak gizli bir yol haritası üzerinde çalıştı. Bu planın önceliği, Avrupa’daki rakiplerini geride bırakacak Amerikan şirketlerine verilmesi öngörülüyor.
ABD Liderliğinde Rusya’nın Yeniden Yapılandırılması
Dmitriyev, ABD şirketlerinin, Avrupa’da dondurulmuş yaklaşık 300 milyar dolarlık Rus Merkez Bankası varlıklarını, ABD-Rusya ortak yatırımlarıyla Ukrayna’nın ABD liderliğinde yeniden inşasında kullanmasını öneren bir planı savundu. Rusya ve ABD şirketlerinin, Kuzey Kutbu’ndaki devasa maden rezervlerini birlikte işletme potansiyeline dikkat çeken Dmitriyev, bu işbirliğinin “sınırsız” fırsatlar sunabileceğini vurguladı.
Ortakların Buluşma Noktası
Daha önce Goldman Sachs’ta görev yapmış olan Dmitriev, Trump’ın uzun süredir dostu olan Witkoff ve Orta Doğu’dan milyarlarca dolar yatırım çekmeyi başaran Kushner’ı bu plan için ideal ortaklar olarak gördü. Batılı güvenlik yetkilileri, Miami’deki bu görüşmeleri, Trump’ın göreve başlamasından önce Kremlin tarafından hazırlanan ve ABD’nin ulusal güvenlik mekanizmalarını devre dışı bırakmayı hedefleyen bir stratejinin doruk noktası olarak değerlendiriyor. Moskova’nın amacı, milyarlarca dolarlık enerji ve nadir toprak elementi anlaşmalarıyla Avrupa’nın ekonomik haritasını yeniden çizmek ve ABD ile Avrupa arasında siyasi ayrılıklar yaratmaktı.
Tarafların Açıklamaları ve Tepkiler
Witkoff, The Wall Street Journal’a yaptığı açıklamada, Rusya, Ukrayna ve ABD’nin iş ortağı olmasını umduğunu dile getirdi. “Rusya’nın çok geniş kaynakları ve toprakları var” diyen Witkoff, bu işbirliğinin herkesin refah içinde yaşamasını sağlayacağını ve gelecekteki çatışmalara karşı bir kalkan oluşturacağını savundu. Trump, Doğu Avrupa’nın karmaşık sorunlarına basit çözümler bulunabileceğine inanıyor ve 1980’lerde Soğuk Savaş’ı sona erdirmek için Sovyet diplomatlarına Kremlin’in karşısına bir Trump Tower inşa edeceğini söylemişti.
Planın Sızdırılması ve Avrupa’nın Endişeleri
Trump’ın 28 maddelik planının basına sızdırılması, özellikle Avrupalı yetkililer arasında büyük tepkilere yol açtı. Avrupa ve Ukrayna liderleri, planın ağırlıklı olarak Rusya’nın tezlerini yansıttığını ve Kiev’in kırmızı çizgilerini göz ardı ettiğini belirtti. Rusya’nın ekonomik fırsatlarla ödüllendirilmesinden endişe duyan Avrupalı liderler, planın henüz kesinleşmemiş olmasına rağmen şüphelerini koruyor. Polonya Başbakanı Donald Tusk, Avrupa liderlerinin planı değerlendirdiği bir toplantıda, “Bunun barışla ilgisi olmadığını biliyoruz. Bu işle ilgili” yorumunu yaptı. Trump’ın bazı danışmanları, Amerikan şirketlerinin savaş sonrası Rusya’da büyük kazançlar elde edebileceğini öne sürerken, Rus tarafı Witkoff ve Kushner ile yapılan görüşmelerde Avrupa liderleri yerine ABD şirketlerinin devreye girmesini tercih ettiğini açıkça belirtti.
Putin’in Gerçek Niyeti: Taktik mi, Ciddiyet mi?
Bu durum, Putin’in bu yaklaşımının savaşı gerçekten bitirmeye mi yoksa çatışmayı uzatırken ABD’yi yatıştırmak için bir taktik mi olduğuna dair soru işaretlerini gündeme getirdi. Putin’in ciddi olduğuna dair işaretlerden biri, yaptırım kapsamındaki yakın çevresindeki iş adamlarının (Gennady Timchenko, Yuri Kovalchuk ve Rotenberg kardeşler) nadir toprak elementleri ve enerji anlaşmalarını görüşmek üzere Amerikalı şirketlerle gizlice temas kurması oldu. Bu temaslar, sabotaja uğrayan ve AB yaptırımlarına tabi olan Kuzey Akım boru hattının yeniden inşasını içeren projeleri de kapsadı.
Amerikan Şirketlerinin Rusya’ya Dönüşü
2025 yılının başlarında Amerikan petrol şirketi Exxon Mobil, hem Moskova’nın hem de Washington’un onay vermesi şartıyla Rusya’nın dev Sakhalin doğal gaz projesine geri dönmeyi Rus devlet şirketi Rosneft ile görüştü. ABD tarafında ise Trump’a yakın iş insanları, ABD ile Rusya arasındaki yeni ekonomik ilişkilere yönelik hazırlıklar yaptı. Trump Jr.’ın üniversite arkadaşı Gentry Beach, yaptırımlar kaldırılırsa bir Rus Arktik gaz projesinde hisse almak için görüşmelerde bulundu. Stephen P. Lynch ise Trump Jr.’a yakınlığıyla bilinen Ches McDowell’a 600 bin dolar ödeyerek Kuzey Akım 2 boru hattını satın almak için ABD Hazine Bakanlığı’ndan lisans çıkarmaya çalıştı.
Dmitriyev’in Beyaz Saray Ziyareti
“Putin’in rüşvet fonu yöneticisi” olduğu iddiasıyla ABD tarafından 2022’de yaptırım listesine alınan Dmitriyev, 2 Nisan’da Beyaz Saray’a gelerek iki ülkenin yürütebileceği milyarlarca dolarlık projelerin listesini Trump’a sundu. Dmitriyev, ABD ve Rusya’nın petrol, gaz ve Arktik taşımacılığı konusunda önemli projeleri görüştüğünü belirterek “Arktik’te her alanda işbirliği yapılabilir” ifadesini kullandı. Ayrıca, Putin’in barış konusunda ciddi olduğunu kanıtlaması gerektiğini söyleyen ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’ya, iş odaklı ilişkilerin ilerlediğini düşündüğünü vurgulayarak “Yatırım güvenini siyasi bir role dönüştürebiliriz” şeklinde yanıt verdi.
Bu gelişmeler, Rusya ve ABD arasındaki ilişkilerin geleceği ve olası bir barış planının detayları hakkında önemli ipuçları sunuyor.