Sosyal medyada kendisini “iştah doktoru” olarak tanıtan İngiliz psikolog Dr. Helen McCarthy, doğal ve etkili bazı yöntemlerle gizli yiyecek sorununu çözmeyi başardı. Günümüzde sıkça tartışılan “gıda gürültüsü” problemi, sürekli olarak yemek düşünmek, akıldan çıkaramamak ve sık sık atıştırma ihtiyacını beraberinde getiriyor. McCarthy, bu sorunun üstesinden gelen kişisel deneyimlerini ve uzmanlık bilgilerini paylaşarak, takipçilerinin ilgisini çekiyor.
Bazı kişiler, zayıflama iğneleri ve ilaçlar kullanarak bu dönemeçleri geçerken, McCarthy’nin önerdiği yöntemler psikolojik olarak kalıcı çözümler sunuyor. Bu yaklaşımların en büyük avantajı ise, ilaç veya cerrahi girişimlere gerek kalmadan kendi iradenizle kilo yönetimi yapabilmek. İşte, psikologun kendi deneyimlerine dayanarak geliştirdiği, işleri kolaylaştıran ve kazaları minimize eden teknikler:
1) Kötü Alışkanlıklarınınızı Tanıyın
Çoğu kişi, fazla kilolarının temel nedenlerini fark etmekte zorlanır. Düzensiz beslenme, öğün atlama veya sağlıksız yiyecekleri çok tüketme gibi alışkanlıklar başlangıç noktasıdır. Benim de sorunum, ihtiyacımdan fazla porsiyonlar yemek, tok olana rağmen devam etmekti. Bu durumların farkına varmak ve alışkanlıklarımızı gözden geçirmek, sağlıklı değişimlerin ilk adımıdır.

2) Açlığın Tadını Çıkarmayı Öğrenin
Başlangıçta zor olsa da, açlık hissine alışmak ve onu kabul etmek önemli bir adımdır. Bu süreçte, yolda atıştırmalık almak yerine, gerçekten ihtiyaç duyduğunuzda yemeğe yönelmelisiniz. Kendinizi acıktığınızda değil, ihtiyaç duyduğunuzda ve kontrol altında tutarak yeme alışkanlığı geliştirmek, uzun vadeli başarı için şarttır. Saatleri kaydedip, açıklık ve doygunluk seviyelerinizi takip etmeye çalışın. Bu sayede, gereksiz yemeği önleyerek enerjinizi daha verimli kullanırsınız.

3) Doyduğunuzda Yemeyi Bırakın
Bir gece de değil, zamanla ve küçük adımlarla miktarı azaltmak en doğru yaklaşımdır. Öğünlerinizdeki porsiyonu yavaş yavaş küçültün ve vücudunuzun yeni sınırına alışmasını sağlayın. Uzmanlardan öğrendiğim yöntemde, yeme öncesinde ve sırasında kendinizi iyice tanımak ve ne zaman doygun hissettiğinize dikkat etmek büyük fark yaratıyor. Ayrıca, yemeyi fazla zorlamadan, kendinize uygun bir “yarı tok” seviyesini belirleyebilirsiniz.

4) El Kavrama Tekniği ile Dikkati Dağıtın
Bu basit fakat oldukça etkili yöntemde, ellerinizi belirli aralıklarla açıp kapatarak, karar verme sürecine odaklanma alışkanlığı edinin. Bu, dürtülerinizi kontrol altına almanıza ve yemekle ilgili ani talepleri hafifletir. Beş dakika boyunca bu hareketi tekrarlayarak, zihninizi yeme isteğinden uzaklaştırmayı alışkanlık haline getirebilirsiniz.

5) Beyninizin Yemek Anılarını Güncelleyin
İştah ve yeme istekleriniz, görsel ve zihinsel uyarıcılara karşı hassasiyet gösterebilir. Sevdiğiniz yiyecekleri ve cazip gördüğünüz restoranları düşünerek, bu alışkanlıklarınızı yeniden yapılandırabilirsiniz. Örneğin, çikolata her aklınıza geldiğinde, akşam planlarınızı veya sizin için önemli bir etkinliği hatırlamak, otomatik yeme dürtüsünü hafifletir ve beyninizin yeni anılarını güçlendirir.

6) Tabaktaki Yemeği Sonuna Kadar Yemeyin
Çocukken ailelerimizden gördüğümüz “yemekleri bitirmelisin” sözü, günümüzde aşırı yeme ve kendini fazla zorlamanın temel nedenlerinden biridir. Bunun yerine, porsiyonları küçültüp, yemeğinizi kendiniz bırakma hakkına sahip olmalısınız. Bu yaklaşım, hem sağlıklı kilo yönetimine hem de psikolojik rahatlamaya yardımcı olur.

7) Oturaklılığı Teşvik Eden Unutulmaz Hatırlatmalar
Yeme alışkanlıklarınızı desteklemek için, kendi kendinize hatırlatıcılar koyabilirsiniz. Tabağınıza veya yemeğinize karşı daha bilinçli durmak, fiziksel olarak yeterince doyduğunuzda durmak, kalori alımını azaltır. Ayrıca, yeme hızınızı yavaşlatmak ve 20 dakika gibi kısa bir sürenin sonunda tokluk hissinizi fark etmek, aşırı yemeyi önleyici en etkili yollardan biridir.
8) Yemeğin Son Çeyreğinin En Az Lezzetli Kısmı
Yemeğin en fazla tat ve lezzet aldığı ilk kısmını deneyimleyin. Sonra, porsiyonlarınızı küçülttüğünüzde, yemeğin son parçalarının daha az tatlı veya doyurucu olduğunu fark edeceksiniz. Bu, yemeği tamamlamadan önce, kendinizi daha iyi kontrol etme ve fazla tüketmekten kaçınma şansı tanır.
9) Sevdiğiniz Yiyecekleri Kendiniz Planlayın
Sıkmadan sevdiğiniz yiyecekleri tüketmeye devam edin. Bu, moralinizi yüksek tutar ve kendinizi kısıtlamak zorunda hissetmenizi engeller. Akşamları küçük bir tatlı veya sevdiğiniz başka bir lezzeti, planlı bir şekilde yiyebilir ve böylece psikolojik açıdan rahat kalabilirsiniz.
10) Ağırlıklı Tabaklar ve Çatal Kullanımı
İlginç olsa da, ağır tabaklar ve çatal kullanmak, yemeğinizi daha zengin ve tatmin edici hissettirir. Yapılan araştırmalar, bu basit tekniklerin, yemeğin tadını artırıp, daha erken doygunluk hissi uyandırdığını gösteriyor. Ek olarak, gargara kullanmak veya yemeğinizi yavaşlatmak gibi yöntemlerle de, sağlıklı ve kontrollü yeme alışkanlıkları oluşturabilirsiniz.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!