Çağlar’la pandemi döneminde en son gerçekleştirdiğimiz söyleşi aklımda canlı. Uzun bir aradan sonra tekrar bir araya gelmek gerçekten güzel oldu. Ekranda gördüğünüz kadar yakışıklı ve cam gibi mavi gözleriyle dikkat çekici. Ayrıca, espri yapma konusundaki maharetiyle de tanınıyor. Sohbete başlamadan önce, onunla biraz daha yakından tanışmayı önemserek, keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.
Kimilerine göre yakışıklılığı ve romantik komedi filmlerindeki roolleriyle tanınan Çağlar, kariyerinde farklı karakterleri canlandırmayı tercih ediyor. Bu tercih onun için bir risk mi? “Hayır,” diyor, “ben farklılıkları seviyorum. Brad Pitt gibi her projede yeni bir yüz olmaya çalışıyorum.” Bu çeşitlilik, ona meydan okuma ve sınırlarını zorlamanın keyfini çıkarma fırsatı veriyor. Kendisine Türkçe’de nasıl denir diye sorulduğunda ise, “Challenge” kelimesini kullanmayı tercih ediyor.
Sibobu ve Kişisel Hayatın Dışındaki Gerçekler
İşte ona, yeni yaşını sorduğumuzda, cevap çok esnek oldu. “Çok değişken; bazen 30, bazen 38 diyebiliyorum,” dedi. “Bazen ruhum çok yaşlı hissediyor, bazen ise gençlik enerjisiyle dolup taşıyorum.” Bu durum onun hayattaki denge ve farkındalığını gösteriyor. Şöhretle ilgili düşüncelerine de değinildiğinde, “Şöhretin bazı yönleri gerçekten komik,” diyor. “Kameralar önünde kendimden emin ve yakışıklı görünebilirim ama gerçek Çağlar’ı seviyorum, onunla barışığım.”

Hayatını iki farklı Çağlar’ın yaşamı şeklinde tanımlıyor; biri onun dış görünüşü ve kariyer odaklı, diğeri ise iç dünyasıyla daha gerçek. “Maskem ve gerçek benliğim arasında sürekli gidip geliyorum,” diyerek, şöhretin ve özel hayatın bazen zıt kutuplarda olabileceğine dikkat çekiyor.
Hayatı ve Eğlencesi
Hayata olan yaklaşımı ise oldukça rahat ve esprili. “Hayat çok ciddiye alınmamalı,” diyerek, “Eğlenirken ve kendimizi rahat hissettiğimizde, daha güzel bir yaşam sürmüş oluruz,” mesajını veriyor. Sahnede ve günlük yaşamda kendisinden beklenmedik anlarda gülme krizleri, çılgınlıklar ve doğal halleriyle de sık sık fark ediliyor. Ayrıca, bilinçli bir şekilde kendisini ve etrafını tiye almayı seviyor. Mesela, havalimanında ünlülerin magazin çekimlerine karşı duruşunu ve bu durumun onun için ne anlama geldiğini anlatırken, “Kimi zaman bu tiye almak gerekiyor,” diyor.

Şöhretin Gülünç ve Çift Yüzlü Yanları
Şöhretin en ilginç yönlerinden biri, insanların onunla ilgili hayaller ve gerçeklik arasındaki farkı anlamakta güçlük çekmesi. “Bazen, ‘Çekmeyin’ diye yalvarırken, bazen ise avantajını kullanmak istiyoruz,” diyor. Örneğin, bir devlet dairesinde kuyrukta ya da kalabalık bir ortamda tanınmak ve avantaj sağlamak istediğinde, bunun komik yanlarını görüyor. “Çok katmanlı ve ikiyüzlü tarafları var şöhretin,” diyerek, insanların maskeleri sevgiyle takıp, gerçeklikten uzaklaşıyor olduklarına işaret ediyor.

Yeni Projeler ve Hayatın Sırları
İş hayatında yeni sezon projeleri ve senaryolar üzerinde çalışmalara devam ediyor. “Sorgu” adlı dizinin yeni sezonu şu sıralar ekranlarda. Ayrıca, hayatına dair sırlarına da değinerek, “Hepimizin kimseyle paylaşmadığı, mezara götüreceği sırlar vardır,” diyor. Yalan ve doğru konusuna da açıklık getiriyor: “Bazen karşı tarafı mutlu etmek veya sakinleştirmek için beyaz yalanlar gerekebilir,” şeklinde. Kendine en çok sorulan sorulardan biri de, “Şu anki halini lise sonlarındaki çağlara sorsam, mutlu olur muydu?” Bu soruya, “İşte bu da bir bakış açısı,” diye yanıt veriyor.

İkili Kariyer ve Sektör Deneyimleri
Koç Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi almış olsa da, oyunculuğu seçmek onun için pek çok farklı kapı aralamış. “Okulla beraber başladım ve tiyatro kulübüne girdim. Sonra da bu yolda ilerledim,” diyerek, sanatla olan bağını anlatıyor. Ayrıca, sahne ve kamera arasındaki farklardan ve zorluklardan da bahsediyor. “Yabancısı olmadım, ama şartların zamanla zorlaştığını da fark ettim,” diye ekliyor.
Özellikle tiyatrodan gelen deneyimiyle, bu alanda da kendini geliştirmeye devam ediyor. “İstanbul Moda Haftası gibi projelerde ve sahnelerde, gerçek sanatseverlerle buluşmak güzel,” diyor. Ayrıca, oyunculuk mesleğinin kutsal mı, değil mi sorusuna verdiği yanıt ise, “Kutsal değil,” oluyor. “Doktorlar ve öğretmenler kadar önemli değil belki, ama bizim meslek de saygı görmeli,” diye açıklıyor. İnsanların bu mesleği anlamakta ve yargılamakta fazla agresif olabileceğine dikkat çekiyor.
Son olarak, kişisel yaşamına dair, Kayla Manukyan ile yedi yıllık birlikteliğini anlatıyor. “İlişkiyi ayakta tutan, karşılıklı anlayış ve saygı,” diyerek, “Evlilik hiç şimdilik aklında yok,” belirtiyor. “Kimse kimseyi oyalamıyor, herkes bireysel özgürlüğüne sahip,” diyerek, özgür ve doğru iletişime vurgu yapıyor.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!