Filistin Başbakanı Mahmud Abbas ile ABD Başkanı George W. Bush ve İsrail Başbakanı Ariel Şaron’un 4 Haziran 2003 tarihinde Akabe’de düzenlenen Kızıldeniz Zirvesi’ndeki ortak açıklamaları, bölgedeki barış çabalarının önemli bir göstergesiydi. Bu toplantının ardından bölgenin geleceğine yön verecek stratejiler ve barış adımları tartışılmaya başlandı.

Yol Haritası: Barış İçin Plan ve Çabalar
İsrail-Filistin çatışmasını çözmek amacıyla hazırlanan plan ilk defa ABD Başkanı George W. Bush tarafından 24 Haziran 2002 tarihinde dile getirildi. Bush, konuşmasında, iki devletli bir çözüm kapsamında, yan yana barış içinde yaşayacak bağımsız bir Filistin devleti kurulmasını çağrısında bulundu. Bu öneri, sonraki yıllarda çeşitli aşamalar ve şartlar içeren resmi teklifler halinde yayımlandı; ilk taslak 14 Kasım 2002’de, nihai metin ise 30 Nisan 2003’te kamuoyuna sunuldu. Ancak, süreç, initial aşamada karşılaşılan engeller nedeniyle planın hayata geçirilmesini engelledi ve plan, uygulamadan uzak kaldı.
İsrail’in Güvenlik ve Toprak Konusundaki Tavrı

İsrail Başbakanı Ehud Olmert, 2008 yılında veya öncesinde yaptığı görüşmelerde, işgal ettiği topraklardan büyük çapta çekilmeye ve önemli toprak tavizleri vermeye açık olduğunu ortaya koysa da, bu vaatler sözde kaldı. Planın uygulanması, yoğun müzakerelere rağmen yerine getirilmedi; güvenlik, sınır belirleme ve mülteciler gibi temel meselelerde henüz bir uzlaşı sağlanamadı.
BM Güvenlik Kararları ve İsrail’in Tutumu
1967’de, Altı Gün Savaşı sonrası BM Güvenlik Konseyi tarafından alınan 42 sayılı karar, bölgede kalıcı ve adil bir barışa ulaşmayı amaçlıyordu. Bu kararda, İsrail’in işgal ettiği tüm topraklardan çekilmesi ve bölgedeki ülkelerin sınırlarının tanınması çağrısı yer aldı, ancak İsrail bu kararlara hiçbir zaman uymadı.

Oslo Süreci ise, 1993’te başlayan ve uluslararası temel ilkeler üzerine kurulan bir barış müzakereleri olmasına rağmen, özellikle temel meselerde ilerleme kaydedilmedi ve çatışmalar devam etti. Yeni topraklar ve Kudüs gibi hassas sorunlarda henüz çözüme ulaşılmadı; ayrıca, yerleşimlerin genişlemesine devam edildi.
ABD’nin Trump Döneminde Sunulan Yeni Barış Planı ve Sonraki Gelişmeler

2020 yılında Amerikan Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan ve genellikle ‘Yüzyılın Barış Planı’ olarak adlandırılan önerge, bölgedeki mevcut durumu yeniden şekillendirmeye çalıştı. Plan, Kudüs’ün bölünmez bir İsrail başkenti olarak kabul edilmesi, Filistin devletinin sınırlarının belirlenmesi ve iki tarafın da var olan yerleşimlere dokunulmaması gibi noktaları içeriyordu.
Plan, Filistinli temsilcilerin ve bölge halkının ciddi itirazlarına rağmen uygulamaya konmadı; özellikle de, %100’ü öngörülen bağımsızlık ve toprak teslimi konularında başarısızlığa uğradı.

Son Dönemdeki Güncel Durum
Trump’ın planında yer alan ve uygulamaya geçirilmeyen unsurlar, bölge dinamiklerini yeniden şekillendirmekte. İngiltere eski Başbakanı Tony Blair, bu süreçte barışa katkı sağlayacak isimler arasında gösteriliyor. Blair’in Ortadoğu’daki geçmişi ise, Irak’ın işgali ve bölgede yaşanan çatışmalarla yüzlerce hayatı olumsuz etkiledi. Irak’ta yaşananlar ve Blair’in rolü, bölgedeki barışın önündeki kıstasların anlaşılmasında önemli bir bağlam oluşturuyor.



Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!